Durumunuzu Seçiniz.
>

Gün geçtikçe bebek büyümektedir ve artık onuncu ayının içine girmiştir. Artık bir yaşını doldurmasına sadece iki ay gibi kısa bir süre kalmıştır. Bebek dokuz aylık süre içerisinde birçok yönden hızla büyüyüp gelişmiş ve bu ay da bebek birçok açıdan gelişimine devam etmektedir. Dolayısıyla bebeğin bu halini gözlemleyebilmek anne babayı bir hayli heyecanlandırıp mutlu edecektir.

Onuncu ayın içerisinde olan bir bebek doğumundan bu yana zihinsel gelişimi sayesinde artık daha bilinçlidir, olayları daha iyi anlayıp kavrayabilmektedir. Bu dönemde bebek, çevresindeki dünyayı yalnızca oyunlardan ibaret olarak algılar ve istediği her oyunu oynayabileceğini düşünür. Bebeğin güvenebileceği dürtüleri henüz pek fazla gelişmediği için, dünyayı kendi çabalarıyla tanıması gerekir. Ancak gördüğü her şeyi bir an önce keşfetmek isteyeceğinden, yaptıklarının tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini henüz anlayamaz. Bu yüzden tipik bir on aylık bebek, evin içinde oradan oraya hareket eder ve önüne gelen her şeyi düşünmeden yere atar, ısırır veya çeker. Bu sebeple, her gün biraz daha büyüyen bebeğin, çevresine ilgisi ve merakı günden güne daha da artacaktır. Bebeğin gelişimine bağlı olarak, bu durum için endişelenmemeli, aksine bebeğin çevresini tanımasına izin verilmelidir. Bebek çoktan “Hayır” kelimesinin anlamını öğrenmiştir fakat ona hayır dendiği takdirde ne yapması gerektiğini henüz idrak edememektedir. Bu zihinsel gelişim için bebeğin iki ay daha büyümeye ihtiyacı vardır. Bu sebeple, beklenmedik kazaları önlemek için gerekli tedbirler muhakkak alınmalıdır.

Bu önlemlerden bazıları şöyledir:

Bebeğin eline geçen her şeyi ağzına götürerek inceler bu yüzden kazaları önlemek için daha dikkatli olunmalı, kısa mesafe gidilecek bile olunsa bebek, araba koltuğuna sabitlenmeli, mama sandalyesine oturtulduğunda, mutlaka emniyet kemerini bağlanmalıdır. Yürüteçler güvenli ve yararlı değildir; yürüteç kullanılmamalı, bebek yatağında şilte mümkün olan en alt seviyeye indirilmeli, sıcak içecek, mum, sigara, ütü gibi nesneler bebekten uzak tutulmalı, masa örtüsü kullanılıyorsa üzerinde tabak-çanak bulundurulmamalı, banyo ve mutfak kapılarını kapalı tutulmalı, bebeğin yanında sigara içilmemeli, priz kapakları kullanılmalı, elektrik kabloları saklanmalı, bebeğe balon verilmelidir…

İlaçlar bebeğin ulaşamayacağı yerlerde, kilit altında bulundurulmalı, bebeğin her bulduğu şeyi ağzına götüreceğini unutulmamalı, banyo ve mutfakta temizlik malzemelerini yukarıdaki dolaplarda, kilit altında tutulmamalıdır. Bu dönemlerde bebeğin araştırma dürtüsü onu sürekli yasak bölgelere gitmeye itecektir ve de bunun için kendisine kızıldığında mutsuz olacaktır. Ancak taviz gösterilmemeli ve unutulmamalıdır ki yasaklanan bölge sürekli yasak olarak kalmalıdır.

Bu ayda bebeklerin en çok merak ettikleri şeyler dolap çekmeceleri olacaktır. İçinde ne olduğunu çok merak ederler ve çekmecelerin hepsini açmaya çalışabilirler. Bu konuda gerekli önlemler alınmalıdır. Bu gibi temel önlemler evde veya dışarıda beklenmedik bir kaza yaşanmasını önleyecektir. Bu yüzden evde çok dikkatli olunmalı gerekli tedbirler alınmalıdır. Ebeveynler bu önlemleri hayata geçirmenin zor olduğunu bilse de bebeğe zararlı veya tehlike yaratan eşyaları ortadan kaldırmalı, kapıları kilitlemeli, pencerelere demir, prizlere kapak taktırmalı ve böylece evi biraz daha güvenli hale getirmelidir. Zamanla bebek evde bazı bölümlere girme izni olmayacağını algılayacaktır.

Bebeğin sağlıklı gelişimi ve onun güvenliği için gereken önlemler muhakkak alınmalı ve çok dikkatli olunmalıdır.

Bebekte bu ay gözlemlenebilen, onun için dönüm noktası sayılabilecek gelişmelerden bazıları şunlardır:

Bebek kendi kendine ayağa kalkabilme yetisine sahiptir ve ayakta dururken kendi kendine oturabilir ancak gece yarısı ayakta durmaya çalışmanın sebep olabileceği türden uyku problemleri de yaşanabilir. Bebek bu aralar kendi kendine oturmak gibi bazı temel aşamaları becerebilmiş olması gerekmektedir; ancak unutulmamalıdır ki her 10 aylık bebeğin motor gelişimi aynı olmamaktadır. Her bebeğin fiziksel, sosyal, zihinsel ve algısal gelişimi kendine özgü olarak gerçekleşir. Emeklemeyi veya yürümeyi, zamanında gerçekleştirmeyen bir bebek, o sırada konuşma veya oyuncakları detaylı inceleme gibi bambaşka bir alanda kendini geliştiriyor olabilir. Bu yüzden bebekte bazı gelişmeler görülmediği için gereksi yere endişe duyulmamalıdır. Gerçekte endişelenecek hiçbir durum yoktur. Her ne kadar bu bebekler motor becerilerini biraz erteleseler de sonradan çok hızlı gelişme gösterip arayı kapatabilirler. Sanki sonrası için enerji depoladığını düşünebilirsiniz. Bazısı karyolasının kenarlarına tutunup ayakta durmaya çalışır. Bazen, gecenin bir yarısı, odasından sesler gelir, gidip baktığınızda onu tamamen uyanık, karyolasının kenarında ayağa kalkma egzersizi yaparken bulabilirsiniz. On aylık bir bebek oturma ve buna bağlı olan her hareketi rahat bir şekilde gerçekleştirebilmektedir. Bebek artık dönebilir, eğilebilir, pozisyonunu değiştirebilir ve otururken karnının üzerine yatıp tekrar doğrulur.

Bebek ayrıca bu dönemde, iki elinden tutularak yürüyebilmektedir, bir sandalyeye rahatça çıkıp inebilir, sallanarak veya mırıldanarak müziğe bile eşlik edebilir, tek eli ile iki küçük nesneyi tutabilecek kadar el beyin koordinasyonu gelişir. Zamanla bir eli ve vücudun tek bir tarafını tercih etmeye başlayacaktır. Bu dönemde bir de isteyerek bir nesneyi bırakabilecek fakat bu hareketi çekimser bir tavırla yapacaktır. Bu dönemde on aylık bir erkek bebeğin kilosu 6 kilo 950 gram ile 11 kilo 900 gram arasında ve de boyu 66 santimetre ile 80 santimetre arasında olabilmektedir. On aylık bir kız bebeğin kilosu da 6 kilo 750 gram ile 11 kilo 200 gram arasında ve boyu da 63.5 santimetre ile 78.5 santimetre arasında değişebilmektedir.

Bebek bu dönemde suyla oynamaktan çok hoşlanır. Bebek bu aralar çeşitli banyo oyuncaklarıyla (duş, kepçe, kova), birbirine geçen bloklarla ve oyuncak direksiyonuyla oynamaktan çok hoşlanacaktır. Bebek ayrıca bu aylarda ışıkla oynamaktan çok zevk alır. Bu sebeple, bebeğe bir el feneri yardımıyla çeşitli oyunlar oynatılabilir. Işık ve gölge oyunları onun algısal ve zihinsel gelişimine yardımcı olacaktır. Bu dönemde bebeklerin algısı bir hayli açık olduğundan, yeni sözcükler rahatlıkla öğretilebilir. Örneğin bebeğe vücudunun farklı kısımlarına dokunarak ve adını söyletilebilir ve bu şekilde oyunlar geliştirebilir. Bebek bu oyunlarla öğrendiği sözcükleri hemen kullanamasa da belirli bir zaman sonra öğrenecektir, zaten şu aşama önemli olan sözcüğü taşıdığı anlamla ilişkilendirmeyi öğrenmiş olmasıdır. Bu gibi oyunlar yanı sıra bebeler bu dönemde topla oynamaktan çok hoşlanırlar. Topla oynamak bebeğin hem fiziksel hem de algısal zekâsının gelişiminde oldukça yaralıdır.

Bebek bu dönemde ona bir konuda verilen basit talimatları rahatlıkla anlayıp bu talimatları yerine getirebilir. Ayrıca kavramlar arasında ilişkilendirme de yapabilmektedir. Mesela; farklı giysiler giydirildiğinde dışarı çıkacağını anlayabilmektedir. Bebek zihinsel gelişimine bağlı olarak kendisi hakkında bilinci gelişecek ve çevreden sosyal onay bekleyecektir. Bebek bu dönemde sürekli kendisi ile oynanmasını bekleyebilir. Özellikle de değişik saklanma oyunlarından çok hoşlanır. Eğer onunla oynanmadığı takdirde üzüntü, kızgınlık gibi hislerini belli edebilir. Bunun yanında sevincini de yüksek sesli bağırarak belli edebilir. Çevresindeki insanlardan gördüğü kadarıyla bebek, yüz mimiklerini ve jestleri taklit edebilme becerisini gösterebilir.

Bebek bu dönemde anneye aşırı bir bağımlılık hissedebilir ve diğer insanların arasında, özellikle de anne yanında yokken, huysuzlaşıp ağlayabilir. Bebeğin sosyalleşebilmesi ve diğer insanlarla da iletişim kurma yeteneğini geliştirmesi ve sosyal gelişimini tamamlaması için bu süreci atlatması gerekmektedir. Bu dönemi daha kolay ve başarılı atlatabilmek için şu önlemler alınabilir; anne bebeğinden ayrılırken ona sarılıp öpmeli ve geri döneceğini söylemelidir. Eğer bebek, fazlasıyla korkup panikliyorsa fazladan bir süre daha anne onu rahatlatmaya çalışmalıdır. Kalabalık bir ortamda ya da bebeğin tanımadığı insanların arasındayken bebek anne kucağında tutulmalı, ona sarınılmalı ve yumuşak bir ses tonuyla etraftaki insanların kimler olduğunu ona sakice anlatılmaya çalışılmalıdır. Etraftaki insanlar da bebekle konuşurken ya da ilgilenirken yavaş, sakin, bebeği korkutmayacak tarzda davranmaları konusunda uyarılmalıdır. Anne bebeğin yakınında olmadığı zamanlarda, bebek o sırada varlığından güç ve güven alabileceği başka bir nesneye bağlanabilir; bu nesne bir oyuncak, bir yastık ya da battaniye olabilir. Annenin yokluğunda bu tür bir nesne bebeğin hissedebileceği endişeyi ve korkuyu azaltabilindiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bebekte bu dönemde yeni korkular ortaya çıkabilir. Elektrikli süpürge ya da kapı zili sesi, şimşek, karanlık, aydınlık gibi beklenmedik uyarılar bebekte korku ve şaşkınlığa yol açabilmektedir. Böyle durumlarda bebek rahatlatılmaya sakinleştirilmeye çalışılmalıdır, bunun için, korkunun kaynağını azaltılabilir, korku öğretici bir deneyim durumuna getirilebilir ve de en önemlisi bebeğin korkuları kabul edinilmeli ve üstüne bilinçsizce gidilmemelidir.

Bu aylarda çok hareketli bir bebek gün içerisinde 1 saat ve gece de 11 saat kadar uyuyabilmektedir. Bu süre yeterli görünmeyebilir, ancak hareketli bebekler de en az çok uyuyan bebekler kadar enerjik olabilmektedirler. Uyku süreleri yanı sıra bu dönemde ayrıca bebek, tamamen uyanıkken uykuya dalma problemleri yaşayabilir. Böyle durumlarda rahatlamak için anneye ihtiyaç duyacaktır. Bunun için bebek tam uyumadan önce, kucağa yatırılıp ona masal okunmalı veya ninni söylenmelidir. Ayrıca kitap okumak veya ninni söylemek bebeğin dil gelişimi için en iyi yollardan birisi olarak görülür, özellikle de masal kitapları bu konuda çok etkili olmaktadır. Bu dönemde bebeğe kitap okunması ona bir hayli ilginç gelecek ilgisini çekecektir. Kitaplardaki renkli resimlere bakmaya ve -anlatılanları anlamasa da ona kitap okunmasına bayılır. Bebeğin kitap okumayla gelişen dil zekası giderek gelişmekte, anladığı kelimeler çoğalmakta, çıkardığı sesler çeşitlenmekte ve de anlaşılmasa bile konuşma tonlarına yakın duruma gelmektedir. Bu aylardaki bir bebek,”Baş baş” veya “Bay Bay” gibi basit kelimeleri söyleyebilir.

Bebek bu aylarda işittiği sesleri çok başarılı olmasa da taklit etmeye çalışır. Anne dil gelişimi için bebeğe yardımcı olmalıdır bunun için, bebeğin söylemeye çalıştığı bütün sözcükleri doğrusunu düzelterek geri söylemeli, bebeğin yanındayken anne yaptığı her işi ona da açıklamalıdır. Bu şekilde bebek hem kelimeleri doğru şekilde duyacak hem de algılayacaktır. Örneğin anne bebeğe; yemek hazırlarken, çamaşır makinesini çalıştırırken veya ütü yaparken gibi günlük işlerde ona ne yaptığını anlatmalıdır. Bu şekilde bebek ileride konuşmayı daha rahat sökecektir. Bu aralar bebeğin gelişen hafızası daha rahat gözlemlenebilir; mesela on ayık bir bebek daha önceden evde dinlemiş olduğu bir şarkıyı dışarıda bir yerlerde veya televizyonda da duyduğu zaman hemen hatırlayabilir ve beceriyi de gülümseyerek ya da ellerini sallayarak çevresindeki anne babaya belli edebilir.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 68/100 (258 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

10 Aylık Bebek
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2018 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd