Durumunuzu Seçiniz.
>

4-6 yaş arası dönem bir çocuğun psikomotor, özbeceri, sosyal duygusal gelişim, bilişsel gelişim, dil gelişimi açısından çok önemli bir evredir. Bunlara bağlı olarak sorumluluk almanın, herhangi bir duruma veya olguya bağımlı hale gelmenin ve aşk kavramını dile getirmenin ilk zamanıdır. 4-5 yaşında öğrenilmeye başlayan hareketler ve duygular, sağlıklı bir sosyal gelişim için çok önemlidir.  

Psikomotor gelişim, çocuğun el, kol,ayak ve bacak gelişimi ile ilgilidir. Başlama ve durma komutlarına uyarak tempolu yürüme yapabilir. Tek ayak üstünde 8-10 sn kalabilir. Ritmik olarak sekebilir. Kendi başına ip atlayabilir ve kendi etrafında dönebilir. Ayak değiştirerek merdivenlerden inebilir. Ayak uyucunda yürüyebilir ve koşabilir. Dikdörtgen, üçgen, daire ve kare gibi şekilleri çizebilir. Aynı zamanda hamurla da bu şekilleri oluşturabilir. Yatay, dikey çizgiler çizerek bir şekil oluşturabilir. Eksik çizilmiş bir insan vücudunu tamamlayabilir. Yetişkin bir birey gibi kalemi tutar. İşaret parmağı ile diğer parmaklarını sayabilir. Kendi adını ve 1-5 arası rakamları bakarak yazabilir. Basit şekilleri çizebilir. Orta boy topu birkaç kere sektirebilir ve uzağa fırlatabilir.   Bilişsel gelişim, çocuğun zihin gelişimi ile ilgilidir. Organ adlarını bilir duruma gelir ve bedenin parçalarını kendi üzerinde adlandırarak dile getir. Aynı zamanda resimde de eşleştirebilir. 10-25 parçalık yapbozu keyifle yapar. İki üçgeni birleştirerek kare şeklinin oluşacağını kavrar ve bunu yapar. Sıralanan nesne sayısı 1-10 arası ise, kolaylıkla kaç nesne olduğunu söyleyebilir. Bu nesneleri kullanarak çıkarma ve toplama yapabilir. 20'ye kadar atlama yapmadan sayabilir. Dün - bugün - yarın kavramları gelişmiştir, bunlarla ilgili konuşabilir. Nesneyi, rengine, şekline ve boyutuna göre ayırabilir. Sağ ve sol kavramı oluşur. Bazen karıştırsa da zihinde oturmaya başlar. İki benzer resim gösterildiğinde aradaki farkı bulabilir. Günlük yaşamda kullanılan sembolleri tanır ve kullanmaya başlar. Haftanın günlerini sırasıyla sayabilir.  

Özbakım becerisi, çocuğun tamamen kendi bakımı ile ilgilidir. Elini, yüzünü yıkamayı ve kurulamayı öğrenir. Kendi kendine giyinmeyi ve soyunmayı gerçekleştirir. Yemek yerken, ne zaman çatal, ne zaman bıçak, ne zaman kaşık kullanması gerektiğini bilir. Dişlerini fırçalar ve saçlarını tarar. Bıçakla yumuşak nesneleri kesebilir, sürme peynir gibi yumuşak nesneleri ekmeğe sürebilir. Ayakkabılarını kendi başına bağlayabilir. Duruma ve hava şartlarına göre nasıl giyinmesi gerektiğini bilir ve ona göre kıyafet seçer. Tuvalet ihtiyacını, kendi başına karşılamayı öğrenir. Sosyal-duygusal gelişim, toplumda kendisinden beklenen uygun davranışları göstermesi ile ilgilidir. Kızgınlık ve mutluluk gibi duyguları belli edebilir ve karşısındaki kişinin de bu duygularını anlar. Oyunu kuralına göre oynar ve bilmeyen kişiye anlatabilir. Özgüven duygusu gelişir. Kendi arkadaşlarını, kendisi seçer. Aile hakkında bilgi istendiğinde kolaylıkla söyleyebilir. Telefon numarası ve adresini ezberleyebilir ve sorulduğunda kolaylıkla söyler. Kendi cinsiyeti için memnuniyet duyar.  

Dil gelişimi, çocuğun konuşma becerisi ile ilgilidir. Gün içinde yaşadığı olayları rahatlıkla anlatabilir. Üç tane verilen komutu, sırasıyla yerine getirebilir. Tekil ve çoğul kavramı oturduğu için, bunu dile getirebilir. Bazı sözcüklerin eş ve zıt anlamlarını bilir. Olayları oluş sırasına göre anlatır. İsteklerine uygun cümleler kurar. Soru zarflarını, bağlaçları, birleşik tümceleri rahatlıkla kullanabilir. Basit şakalar yapabilir. Bu şakaları yadırgamamak ve gülümsemek gerekir. Soyut ifadeleri de anlar duruma gelir.  

Sorumluluk, bireyin kendisinden beklenen görevleri yüklenebilmesi, yerine getirebilmesi ve olumlu ya da olumsuz sonuçlara katlanabilmesidir. Giyinme, oda toplama ve ders çalışmak gibi çocuğun kendine aıt sorumluluğu, ona bakan bireyin söylemeden 4-5 yaşında öğrenmesi ve uygulaması gerekir. Bu duygu, bireyde kendi kendine gelişmez. Bu yüzden, çocukların sorumluluk duygusu kazanması için, anneye ve babaya çok önemli görevler düşmektedir. Çocuk, anne ve babasını model alarak sorumluluk duygusunu öğrenir. Çocuklar, anne ve babalarının sorumluluklarını yerine getirip getirmediğini, bu sorumlulukla ilgili ilişkilerini gözlemleyerek bu duyguyu tanır. İlk sorumluluk, “anne” ve “baba” olarak yapılması gerekenleri, “karı” ve “koca” olarak yapılması gerekenleri içerir. Bunlar da gözlemlenerek çocuk tarafından benimsenir. 4-6 yaş döneminde çocuk, erişkin bireylerin yaşam tarzlarını daha fazla algılamaya, anlamlandırmaya başlar. Bahçe, sokak, anaokulu gibi yeni yaşam alanlarının içine dahil olmaya başlar. Anne ve babanın istekleri/beklentileri farklı olabilir, bu durumda çocuk kendi sınırlarını anlar. Sınırlar ve özgürlükler, haklar ve sorumluluklar ile ifade edilir. Hem kendisine hem de karşıdakine karşı sorumluluğunu yerine getirmek, birey olmanın kaçınılmaz bir yoludur. Ancak, bu durum belli bir süreç ister. İki farklı aile yapısı, çocukta sorumluluk duygusunun gelişimini etkiler. Bunlardan biri esnek olmayan, katı bir yapıya sahip olan ailedir. Çocukların belli bir süreç içinde becerilerinin gelişmesine izin vermezler. Onların hata yapmasına müsaade vermemek için oluşabilecek olumlu sonuçlar da engellenmektedir. Bu da özgüven gelişimini olumsuz yönde etkiler. Sorumluluk alamazlar ve güven mekanizması gerektiği gibi gelişmez. Diğer aile yapısı ise, kontrolcü ve kuralcıdır. Hak ve sorumluluklar net değildir. Hiçbir sınırlamanın ve kuralın işlev görmediği, kendi hak ve sorumluluklarının farkında olmayan, sadece kendi isteklerinin gerçekleşmesi üzerine oluşan bir çocuk yapısı meydana gelir. Sorumluluk duygusu, çocuğun gelişimini farkında olan, uygulayabileceği uygun sorumlulukları veren ve sorumlululuğun gelişimi için destek verecek ailelerde, çocuk, anne ve babasını model alarak erişebilir.   

Çocuğa sorumluluk kazandırmanın dört aşaması vardır: 

Birinci aşama; anne-baba çocuğu dikkatlice gözlemeli, hangi davranışı sergileyebileceğini bilmeli, yaşına ve gelişimine uygun sorumlulukları saptamalı ve ona göre komutlar vermelidir. Ayakkabısını bağlayabilen bir çocuğa, kendi başına bağlama sorumluluğun verilmesi buna bir örnektir.   

İkinci aşama; çocuğun yapabileceği sorumluluk hakkında ona bilgi verilmeli, eğer gerçekleştirmezse, nasıl bir problemle karşılaşacağını anlatmak gerekir. Bu durumda, çocuğa cesaret vermek en iyi yoldur. Kıyafetlerini kendi başına giyebilmesi için, “bunu yapabilecek kadar büyüdün, yapabilirsin” gibi cümleler buna bir örnektir.   

Üçüncü aşama; anne- babanın çocuğunu takip etmesi gerekir. Çocuk, sorumluluğunu uygulamaya çalışırken, hangi kısmı aksattığını gözlemlemeli ve gerekli kısımda ona yardım edip öğrenmesini sağlamak gerekir. Eğer, sorumluluğunu başarıyla uygulamış ise, doğru yaptığını söyleyerek bu davranışın pekiştirilmesi gerekir.  

Dördüncü aşama; eğer gerekli sorumluluk yapılamıyorsa, ilk aşamaya geri dönmeli ve bütün aşamaları sakinlikle tekrarlamak gerekir.   Kişinin günlük işlerini ve sorumluluklarını yerine getirmeyi aksatması ve kendine zarar verecek boyuta gelmesiyle, bu davranış alışkanlıktan çıkıp bağımlılık haline gelmiştir. Sebebi ne olursa olsun, kişinin kendi isteği ve bilinci dışında gelişen bir davranış olduğu için olumsuz etkileri mevcuttur. Örnek olarak; televizyon bağımlılığın önüne geçilmesi iyice zorlaşmıştır. Bu durum, çocukların oyun, hareket, katılım, beceri, konuşma ve düşünme etkinliklerini azaltmaktadır. Bu yüzden, buna benzer bağımlılıkların önlenmesi için tedbir alınmalıdır. Anne-baba kendisini televizyon izlerken, bunu çocuğunun yapmamasını öğütlemek gereksiz bir davranış olacaktır; çünkü 4-6 yaş grubuna mensup çocuk, gördüğü davranış biçimini uygular. Bunun için, televizyonun kapatılıp, çocuğun zihinsel gelişimini sağlayacak daha yararlı aktivitelerin birlikte yapılması, çocuğu bağımlılıktan kurtarabilir. Tamamen yasaklamak da, baskıcı bir tutum olacaktır ve bu yaştaki çocuklarda “inat etme” kavramı olduğu için, bu yasaklamaya karşı bu davranışı gösterirler.  

Bu dönemde, çocuk açık sözlülükle bir şeyden ya da birinden hoşlanıp hoşlanmadığını dile getirir. Çevresine ait yeni keşiflerde bulunur ve etrafındaki yetişkinlere daha az ihtiyaç duyar. Aynı zamanda, etrafındaki yetişkin bireyleri kendine örnek alarak davranır. Arkadaş kavramı, bu dönemde daha da önem kazanır. Birlikte oyun oynamak, zaman geçirmek daha uzun süreli olur. Canlı, neşeli ve hareketli bir görünüm içinde, konuşmayı, soru sormayı ve oyun oynamayı severler. Olayların nedenleri ile ilgilenirler ve bunu sorgulama gereği duyarlar. Cinsiyetlerini, kız ya da erkek olarak farkına varırlar.   Çocukların, aşktaki heyecanı birden bire oluşur, kısa sürelidir ve hemen değişkenlik gösterir. Fiziksel özellikleri yakın olan kişilere ilgi duyarlar. Kişiyi görünce, adını duyunca hareketlerinde ve mimiklerinde farklılıklaşma görülür. İlgili artışı ya da çekingen tavırlar sergilenebilir. Giysi ve saç modeline daha özen gösterilir. Aynı zamanda, uyku ve beslenme düzenini de etkileyebilir. Bu dönemde çocuk, “aşık” olduğu kişiyle “evleneceklerini” dile getirir. Anne-babaya bunu masumca aktarırlar. Bu davranışı ve duyguları ile alay etmemek, onu sorgulamadan dinlemek ve desteklemek çocuğu rahatlatacaktır. Çocuklar sadece yaşıtlarına değil, akrabalarına, kardeşlerine, öğretmenlerine de ilgi duyabilir. Bu hisler, cinsellikten uzak olup, fiziksel özelliklerini beğenmek, sevgi ve güven gibi ihtiyaçları ile ilgilidir. Bu yüzden, çocuğu ayıplamamak gerekir. Bu davranış, onun utanmasına ve suçluluk hissetmesine neden olur. Bu şekilde, hem bu dönemde hem de ileriki hayatında, duygularını dile getirmede çekingenlik yaşayabilir. Kendini değersiz hissetmesine ve özgüven sorunu yaşamasına neden olur.  

4-6 yaş dönemi çocuğun erişkin bir bireymiş gibi davranış sergilediği ilk dönemdir. Sorumluluk alabilme ve özbakım becerileri bunu göstermektedir. Bu dönemde anne-babanın çocuğu destekler nitelikte olması, yanlış veya zararlı bir durum yapması durumunda, nedenleri ile çocuğa açıklanması ve doğruyu yapması için ona destek verilmesi gerekir. Hiçbir davranışı yadırganmamalı ve ayıplanmamalıdır. Aksi takdire, yetişkin bir birey gibi davranmaya çalıştığı bu dönemde, kendine olan sevgisi ve güvenini kaybedebilir, utangaç bir yapıya sahip olabilir. Bu da, yetişkin bir birey haline geldiği zaman bile, eksiklik yaşamasına neden olur. Bedensel, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişme alanları birbirleriyle ilişki içindedir.  

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 74/100 (163 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

4-6 Yaş Eğitim
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2019 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd