Durumunuzu Seçiniz.
>

Bebeğin yeri neresidir? Küçük bebeklerin, her nerede olurlarsa olsunlar, çoğunlukla ebeveynlerinin kollarında taşınması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle de bebek askısını çok fazla destekliyoruz. Bebek askısı, bebeğin annesinin veya babasının vücuduna yakın bir şekilde taşınmasını sağlayan basit bir bez parçasıdır. Askıyı dı­şarı çıktığınızda, evin içinde dolaşırken kullanabilirsiniz. Askı, bebe­ğinizi üzerinizde taşımanızı sağlar. Bebeğinizi askıyla üzerinizde taşımanın güzelliği, onunla gerçek anlamda yakın olabilmenizdir. Bebeğinizi askıyla taşıdığınız zaman, siz yatakları yaparken veya akşam yemeğini hazırlarken be­beğiniz de evin içinde sizinle birlikte dolaşmış olur. Anneyle baba yürüyüşe çıktıklarında, bebek de onlarla birlikte çıkar, ama puset­te değil de askısının içinde taşınmış olur. Bebek günlük aktivitelerinizin bir parçası haline gelir. Bunun avantajı da birbirinizi sürekli tanımak ve birbirinizden keyif almayı öğrenmektir.

Diğer kültürlerde bebeklerin askıda taşınmasıyla ilgili hikâyeler toplamaktan çok hoşlanıyoruz. Bali Adası'ndan dönen bir hasta­, orada şahit olduğu bir törenden bahsetmişti. Balili bebekler ilk 6 ay boyunca sürekli askıda taşınıyorlar. Anne veya ailenin başka bir üyesi bebeği bütün gün üzerinde taşıyor. Bebek sadece uyu­duğunda kucaktan indiriliyor ve o zaman bile annesinin yanında yatıyor. Bebek ilk 6 ay boyunca gerçek anlamda yerle temas etmi­yor. Sonra bir "yerle temas töreni" düzenleniyor ve bebek ilk defa yere temas ediyor. Bu ritüel bebeğin yakında emeklemeye başla­yacağını ve annesi tarafından taşınmayacağını simgeliyor.

Bebeği Askıyla Taşımanın Tarihçesi

Bebeği askıyla taşımak da doğal ebeveynliğin diğer yöntemleri gi­bi yeni bir icat değildir. Yüzyıllar boyunca, dünyanın değişik yerlerinde­ki kültürlerde kadınlar, bebeklerini farklı askılar ve şallar içinde taşımış­lardır. Deneyimleri bu kadınlara, bebeklerinin en çok annelerinin veya onları seven başka birinin kollarında mutlu olduklarını öğretmiştir. Be­bek arabaları ve pusetler daha yeni icatlardır ve modern zamanlarda kullanılmaya başlanmıştır; "uzmanlar" kadınlara bebeklerine çok fazla ilgi gösterip "şımartmamalarını" tavsiye ettikleri zamanlarda. Son 20 yıl içinde bebeği askıyla taşıma konusunda çok şey öğ­rendik. Bebeklerini askıda taşıyan ebeveynleri yıllar boyunca gözlemledik ve bebek askısının artık zamanı gelmiş olan eski bir fikir olduğu­na inandık. Bebeğin alışık olduğu bir yerde, yani annesinin veya ba­basının kalçasında veya annesinin göğsüne sokulmuş halde taşınması, ebeveynlere yoğun bir gün içinde bebeklerine bağlanma fırsatı verir. Bebek askısının çok kullanışlı ve her işe yatkın bir araç olduğunu keşfettik.

Yıllar boyunca bebeği askıyla taşımanın faydalarını araştırdık. Yüzlerce ebeveynle konuşarak bu ebeveynlik tarzını niçin benimsediklerini sorduk. Onlar da her zaman o iki Zambiyalı annenin dile getirdiği iki basit ama etkin faydayı belirttiler: Askıyla taşımak bebeğe iyi gelir ve annenin hayatı kolaylaşır. Bununla birlikte, bebeği as­kıyla taşımanın ailelerine sağladığı bazı diğer faydaları da anlattılar. Modern ebeveynlerin, hayatlarını kolaylaştırmak ve onların daha çok keyfine varmak için bebeklerini askıyla taşımalarının ardındaki diğer nedenler aşağıda yer almaktadır.

Askıyla taşınmak bebeği sakinleştirir

Bana gelen ebeveynler genellikle şunu söylüyorlar: "Üzerimde ta­şıdığım sürece bebeğim mutlu oluyor." En yaygaracı bebeklerin ebeveynleri bile, askıda taşıdıkları zaman bebeklerinin huysuzlanmaktan vazgeçtiğini belirtiyorlar. Bunlar sadece benim izlenimlerim değil. 1986 yılında Montreal'deki bir grup pediatrisi, 99 anne ve bebekleriyle ilgili bir araştırma yaptı. Annelerin yarısına bebekleri ağlamasa bile günde en az üç saat daha fazla kucaklarında tutmaları söylendi ve bunu yapabilmeleri için onlara bebek taşıyıcıları verildi. Diğer an­neler ise kontrol grubunu oluşturuyordu ve onlara bebeklerini kucak­larına alma konusunda herhangi bir talimat verilmedi. Altı hafta son­ra araştırmacılar, kucakta daha fazla taşınan bebeklerin, diğer bebeklere göre yüzde 43 oranında daha az ağladığını keşfettiler.

Farklı kültürlerdeki bebek bakımı konusunda yapılan araştırmalar da bunu kanıtlıyor. Bebeklerin çoğu zaman ebeveynlerinin üzerinde veya kucaklarında taşındığı kültürlerde, bebeklerin uzun süre ağla­dıklarına rastlanmamaktadır. Batı kültüründe yetişen bebeklerle ilgi­li araştırmalarda, bebeklerin gün içindeki ağlama süresi saat bazın­da ölçülmüştür. Oysa, bebeklerin çoğu zaman kucakta taşındıkları ve annelerinin yanında uyudukları kültürlerde, günlük ağlama süresi dakika bazında ölçülmektedir. Bebeklerin çok fazla ağlamalarının normal olduğunu düşünürüz, ama diğer kültürlerde bu yanlıştır. Be­beği askıyla taşımak "daha gelişmiş" kültürlerdeki ebeveynlere, di­ğer kültürlerde uzun süredir bilinen bir şeyi keşfetme fırsatını sunar.

Askıyla taşınmak bebeklere nasıl hoşnut olunduğunu öğretir

Bebeği askıyla taşımanın faydalarını anlatırken, alışkanlıkların hoşnutluk yarattığını da söyleyebilirsiniz. Bir bebeğin hoşnut olabil­mesi için düzene ihtiyacı vardır. Yani, dikkatini bazı uyarıcılara verir­ken diğerlerine kapatabilmelidir. Böylece daha uzun bir süre sessiz uyanıklık halinde kalabilir. Acıktığı zaman emzirilmeye odaklanabilir ve uykusu geldiğinde uyuyabilir. Ana rahmi bunları otomatik olarak sağlar. Bebekler ana rahmindeyken göbek bağından beslenirler. Orası asla çok soğuk veya çok sıcak değildir. Kolları ve bacakları her zaman kontrol altındadır, çünkü bunları sallayacak kadar yer yoktur. Annelerinin kalp atışlarını duyarlar, nefesini hissederler ve bedeninin hafif hareketleriyle sallanırlar. Annenin ritmi bebeğin ritmi haline gelmiştir. Doğum, bebeğin ana rahmindeki düzenini bozar. Rahmin desteği olmadan bebek sakin kalamaz. Bebeklerin kun­daklanmaktan hoşlanmalarının nedeni de budur. Yeni doğan bir be­bek askıyla taşındığı zaman dışarıdan düzen sağlayan bir sisteme kavuşur. Babanın ritmik yürüyüşü rahimdeki hayatını hatırlatır ve bebeği sakinleştirir. Annesinin vücuduna sokulduğu zaman, anne­sinin o aşina olduğu düzenli kalp atışlarını duyar, nefesini hisseder.

Ebeveynlerin bu ritimleri bebeğin ritimleri haline gelir, bebek askısı da onun kollarını ve bacaklarını kontrol altında tutar. Böylece, bebe­ğin kendi hareketleri onu rahatsız etmemiş olur. Bir bebek büyür­ken de ebeveyninin vücuduna yakın olma duygusunu hissetmeye ihtiyaç duyar, özellikle de yeni yerlere gittiğinde ve yabancılarla kar­şılaştığında. Annesinin kalçası veya göğsü üzerindeki güvenli yerine yerleşen bebek yeni deneyimler karşısında daha az korku duyar. Bebekler yalnız ve hareketsiz kalmaya alışık değildirler. Bir bebek zamanının çoğunu beşiğinde yatarak geçiriyorsa ve ebeveynleri sadece onu beslemek veya rahatlatmak için odasına gelip sonra yine gidiyorlarsa ne olur? Yeni doğan bebek zamanla bir rutine sahip ol­manın, yeni ortamına uymanın yollarını bulacaktır; ama annenin dü­zenleyici varlığı olmadan bebek çok fazla enerji harcamasına neden olan bazı davranışlar geliştirir ve bu enerjiyi de büyümek için kullanamamış olur. Ağlamak, amaçsız ve sarsak hareketler yapmak, kendi kendini sallamak gibi davranışlar, annesine yakın olamama­sından kaynaklanır. Uyku düzensizliği bile, bebeğin annesinden uzak uyuduğu için psikolojisinin bozulduğunun bir işareti olabilir.

Hareketli Hayat: Vestibüler Bağlantı

Bebeğin askıyla taşınması vestibüler sistemine fayda sağlar. Bu sistem, bebeğin denge duygusunu kontrol eder. Bir marango­zun tesviye aleti gibi ortakulağın arkasında üç minik yapı bulunur. Bunlardan biri iki yana hareketi kontrol eder, diğeri aşağı yukarı hareketi ve üçüncüsü de öne ve arkaya doğru hareketi kontrol eder. Bebek her hareket ettiğinde veya hareket ettirildiğinde, bu "tesviye aletinin" içindeki sıvı, titreşen ve beyne mesaj gönderen saça benzer tellere doğru hareket eder. Bu şekilde toplanan veri­ler bedenin denge içinde olmasını sağlar.

Bebek askıda taşınırken hissettiği hafif hareketler vestibüler sis­temini uyarır ve bilim insanları bu uyarılmanın bebeklerin daha iyi nefes almalarına ve büyümelerine yardımcı olduğunu, psikolojileri­ni düzelttiğini ve motor gelişimlerini iyileştirdiğini bulmuşlardır. Bu özellikle prematüre bebekler için daha da geçerlidir. Bazı bebekler, vestibüler uyarıcılara ihtiyaç duyduklarını kendi başlarına keşfederler. Bundan mahrum kaldıkları zaman ise kendi başlarına hareket etmeye çalışırlar ve kendi kendilerine sallanma alışkanlığı edinirler. Çok fazla kucakta taşınan bebeklerin, özellikle de annelerinin günlük etkinliklerine askıda taşınarak eşlik eden bebeklerin vesti­büler sistemleri çok fazla uyarılır. Anneleriyle birlikte her yöne doğru hareket etmiş olurlar. Bu durumu, bir beşikte saatlerce yatmak veya yerde oynamakla kıyaslayabilirsiniz. Bebeği askıyla ta­şımayı eleştirenler, bebeklerin kendi başlarına hareket edebilmek için yeterince fırsata sahip olamadıklarını belirtmektedirler. Ama bu kişiler, askıda taşınan bir bebeğin, özellikle de biraz daha bü­yüyüp askıda dik oturabilir hale gelen bebeğin, sürekli olarak an­nesinin hareketlerine uyum sağlamaya çalıştığını unutmaktadırlar.

Askıyla taşınmak bebeklere hayatı öğretir

Peki askıda taşınan bebekler ağlamak ve sızlanmak için daha az zaman harcıyorlarsa, bunun yerine ne yaparlar? Uyurlar mı? Hayır, öğrenirler! Hallerinden memnun olan bebekler sessiz uyanıklık adı verilen durumda daha fazla kalırlar. Bu, bebeğin diğer insanlarla daha fazla iletişim kurabilmesini sağlayan davranışsal bir durumdur. Ve tabii ki, bebekler askıda taşındıklarında, yetişkinler de onlarla iletişim kurmak için hemen yanlarındadır, Bebek annenin ve babanın dünyasına dahil olur. Bebek annesinin yüzünü inceler. Annesinin gördüklerini görür, duyduklarını duyar, hatta onun duygularını bile paylaşır. Bebekler bu şekilde insani ifadelerin ve beden dilinin ince­liklerini öğrenirler. Bebekler askıda taşınarak çevrelerini de daha iyi öğrenirler. Manzara sürekli değişir ve yetişkinlerin göz hizasına ya­kın oldukları için çevrelerindeki manzara da bir puset içinde olmak­tan daha ilginçtir.

Bebek musluğa tutulan bulaşıkları izler. Annesi saçlarını tararken aynaya göz atar. Babasının çamaşır yıkarken eğilip kalkmasına eş­lik eder ve ev elektrik süpürgesiyle süpürülürken ileri geri hareket eder. Annesi giysileri kaldırırken, kitapları veya yastıkları düzenler ken, odayı her açıdan görebilir. Bunların hepsi bir bebek için öğren­me deneyimleridir. Araştırmacılar, kucakta daha fazla taşınan bebeklerin görsel ve işitsel uyarıcılara daha fazla tepki verdiklerini keşfetmişlerdir ki buna şaşmamak lazım. Uyarıcılarla dolu bir ortam bebeklerde beyin geli­şimi açısından önemlidir. İlginç deneyimler beyindeki nöronların ge­lişmesini ve dallanıp diğer nöronlarla birleşmesini sağlar. Annesi ge­reksiz bilgileri filtrelemesine yardımcı olurken, askıyla taşınmak bebeğin gelişmekte olan beyninde doğru bağlantıların kurulmasını sağlar. Bebek dünyayla ilgili deneyimlerini, gelişmekte olan beynin­de davranış şekilleri olarak depolar. Bu davranış şekillerini, bebeğin beyninde sürekli gösterilen binlerce kısa film gibi düşünebilirsiniz; bebek benzer bir durumla karşılaştığında orijinal filmi hatırlar. Anne­ler genellikle şunu söylerler: "Bebeğimle sallanan sandalyeye otur­duğum anda, o da hemen uzanıyor, başını mememe doğru çeviri­yor ve emzirileceği için heyecanlanmaya başlıyor. Sütyenimi bile yeterince hızlı açamıyorum!" Veya, "Askıda olmaktan hoşlanıyor ve bir yandan farklı konumlara uyum sağlarken, bir yandan da kendi­ni 'şarj ediyor.'" Dolayısıyla, bebeğinizi tonlarca kursa yazdırmak için acele etmeyin. Gün boyu yanınızda çok fazla şey öğrenecektir.

Tıpkı emzirilmek gibi, askıyla taşınmak da bebeğin, annesiyle aynı konumda olma isteğini karşılar. Bebek kendini rahat hissedene kadar hareket eder ve uyum sağlamaya çalışır. Sonuçta pratik yap­manın mükemmellik sağladığını öğrenir. Ne kadar çok çaba sarf ederse, o kadar rahat edecektir ve sonunda kendini en rahat his­settiği konumu bulacaktır. Günün büyük bölümünde beşikte veya bebek parkında sırtüstü yatan bir bebek, bu rahat konumdan ve bu konumu elde etmenin keyfinden mahrum kalır. Bebek annesinin vücuduna en rahat biçimde yerleşmek için çabalayarak geçirdiği o ilk haftalarda, kendini tatmin etme ve çevresinde rahat bir dünya oluşturma -özellikle de bu kadar öngörülebilir olduğu zaman- becerisini de geliştirmeye başlar. Diğer yandan, annesinden uzak kalan bir bebek, "Oh, hayat ne güzel" duygusunu yaşayamaz. Annesine bağlanan bebekler hayata yüksek bir standartla başlarlar, bir amaca yönelirler ve hayatlarının geri kalanında da o standardı korumaya çalışırlar. Uzak bebekler ise, hedefleyecekleri bir standar­da veya standardı yüksek tutma motivasyonuna sahip olamazlar. Onların standardı daha düşüktür.

Askıyla taşınmak bebeklerde konuşma gelişimini hızlandırır

Askıda taşınan bebekler daha iyi konuşurlar. Bu bebeklerin daha dikkatli olduklarını ve etraflarındaki sohbetlere çeşitli sesler çıkara­rak katıldıklarını gözlemledik. Bebek, ses ve göz hizasına yakın ol­duğu için konuşmalara da daha fazla katılır. Önemli bir konuşma dersi alır, dinleme becerisi kazanır.

Normal ortam sesleri, günlük hayata dair sesler ya bebeğin öğ­renmesine fayda sağlar ya da onu rahatsız eder. Eğer bebek askıy­la taşınıyorsa, bu sesler onun öğrenmesine fayda sağlar. Anne, be­bek için uygun olmayan sesleri filtreler ve bebek alışık olmadığı seslere ve deneyimlere maruz kaldığında, "her şeyin yolunda olduğunu" hissetmesini sağlar. Çocukların duyguları, mutluluk, üzüntü, öfke vb gibi duyguları ifade eden ses tonlarını duydukları zaman gelişir. Konuşan birinin ağzının açılıp kapandığını izlemek, çocukların doğru telaffuzla konuşabilmek için doğru konuşma hareketlerini taklit edebilmelerini sağlar. Çocuklar doğal ebeveynlik tarzıyla büyütüldükleri zaman, sözcükleri ve sesleri daha erken bir yaşta pratik etmeye başlarlar. Ve lisan becerisi erken yaşta geliştiğinde de çocuklar daha erken yaşta çok daha fazla "anıyı" depolayabilirler. Tüm bu pratikler erken yaşta iletişim kurabil­me becerisine büyük katkıda bulunur.

Bilim diyor ki: Askıyla taşınan bebekler daha az ağlarlar.

Stanford Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, her yöne hareket eden (aşağı yukarı, iki yana ve ileri geri) kişiler tarafından taşınan bebeklerin daha iyi uyum sağladıklarını ve sadece iki yana salla­nan bebeklere kıyasla daha az ağladıklarını bulmuşlardır. Sadece iki yana sallanmaya kıyasla bebek askıda taşındığında ve her yö­ne doğru hareket ettiğinde, vestibüler sistemi daha iyi uyarılır.

Bebeğinizi askıyla taşımak daha ilgili bir ebeveyn olmanızı sağlar

Şimdi de gözünüzü bebeğinizden ayırmamanızdan bahsedelim! Bebeğini askıyla taşıyan bir ebeveyn, onunla bağlanmak için daha fazla zamana sahip olur. Ebeveynler, bebeklerin ilk ve en önemli öğ­retmenleri olduğundan, tüm bu etkileşim sayesinde bebeğiniz da­ha zeki olur.

Bebeğinizi askıyla taşımak onu emzirmenizi de kolaylaştırır

Emzirmek ve bebeği askıyla taşımak birbirini doğal olarak ta­mamlayan bağlanma yöntemleridir. Bebeklerin yemekleriyle birlikte hareket etmeye ihtiyaçları vardır ve bebeği askıyla taşımak da bu­nu kolaylaştırır. Aslında, bebek askısının emzirmeyi kolaylaştırdığı pek çok durum vardır.

Bebeğinizi askıyla taşıdığınızda onu kimse görmeden emzirmeniz daha kolay olur

Bebeğinizi askıyla taşıdığınızda, dışarıdayken onu kimse görme­den emzirebilirsiniz. Emziren annelerin çoğu, halka açık yerlerde be­beklerini nasıl besleyebileceklerini düşünürler. Tabii ki alışveriş merke­zindeki bir bankın üzerinde bebek emzirmenin yanlış bir tarafı yoktur. Bebeğinizi emzirdiğinizi gizlemek zorunda değilsiniz. Ama annelerin çoğu, halka açık yerlerde emzirirken memelerinin ve bebeklerinin gö­rünmemesini tercih ederler. Bebek askısı bunu kolaylaştırır. Askıyı be­beğinizin üzerine doğru çekince onu mahrem bir yerde saklamış olursunuz. Askı bebeğin ağırlığını dengelemenizi sağlar. Siz markette kasa kuyruğunda bekliyor bile olsanız, onu rahatlıkla emzirebilirsiniz, ister bir mağazada isterse doktor muayenehanesinde olsun bebeği­nizi sakinleştirip besleyebildiğinizde sıra beklemek çok daha kolaydır.

Askıyla taşımak sık sık meme emen bebeğinizin tatmin olmasını sağlar

Bebekler bazen sık sık emzirilmek isterler; mesela, büyümek için çaba sarf ederken, kendilerini iyi hissetmiyorken veya öğleden sonraları mızıldama saatindeyken. Bebeğin sürekli emzirilmek istediği zamanlarda onu askıyla taşımak annenin hayatını kolaylaştırır. Bebeğinizi askıya yerleştirin, onu emzirirken bile evin içinde dolaşabilirsiniz. Bu arada basit ev işleri yapabilirsiniz.

Askıyla taşımak meme emmede sorun yaşayan bebekleri rutine sokar

Bazı bebekler, hareket halindeyken daha iyi emerler. Gergin be­bekler (memeye gergin şekilde yapışanlar) veya yay şeklinde duran bebekler (memeden ayrılırken geriye doğru çekilip sırtlarını kavis yapanlar), askıdayken genellikle daha iyi emerler. Çünkü askıday­ken vücutları kıvrık halde, çeneleri de göğüslerine doğru inik halde durur ve böylece memeye daha kolay yapışırlar. Yürüme hareketi de diğer uyarıcıları engeller. Bebeğin vücudu gevşerken, emme kasları da gevşer. Bebek askısı ve biraz yürüyüş, uykuya direnen veya herhangi bir nedenden ötürü memeyi reddeden bebeğe, me­meye yapışması, emmesi ve rahatlaması İçin yardımcı olur.

Askıyla taşımak yavaş kilo alan bebeklere yardımcı olur

Annelerine yakın olan bebekler daha sık meme emerler ve daha fazla kilo alırlar. Emzirilen ama yavaş kilo alan bir bebekle karşılaştı­ğımız zaman, anneye bebeğini günde en az birkaç saat askıda taşı­masını ve sık sık emzirmesini tavsiye ederiz. Anneler askıda taşıma­nın bebeklerini daha sık ve daha rahat bir şekilde meme emmeye ikna etmelerinde yardımcı olduğunu belirtirler ve bebeğin ciddi bir bi­çimde kilo aldığını görürüz. Bebeği askıda taşırken emzirme tekniği özellikle erken doğan bebeklerde ve daha fazla beslenmek için da­ha fazla uyarıcıya ihtiyaç duyan bebeklerde çok faydalıdır.

Antropologlar, bebeklerin çoğu zaman annelerinin üzerinde veya kucakta taşındığı kültürlerde, bebeklerin bir saat içinde 3-4 kez emzirildiklerini gözlemlemişlerdir. Anne sütündeki yağ içeriği emzirme araları kısa olduğunda daha yüksek olur, bu nedenle sık sık emzir­menin bebeğin daha fazla kilo almasını sağladığı da bir gerçektir. Bebeğinizi askıda taşırken 15 dakikada bir emzirmeyebilirsiniz ama, bebeğinizi askıda taşıdığınız zaman onun verdiği açlık sinyallerini anlamanız ve hemen cevap vermeniz de daha kolaydır.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 78/100 (104 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

Bebek ve Çocuk Sağlığı
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2019 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd