Durumunuzu Seçiniz.
>

Akraba evliliği ve genetik yatkınlık başta olmak üzere birçok faktör, yeni doğanın kalp hastalıklarıyla doğmasına neden olabilmektedir ve de doğumsal kalp hastalıklarının büyük bir bölümünü, kalpteki delikler oluşturur. Günümüzde bu tip hastalıklar anne karnında saptanabilir ve maalesef doğumsal kalp hastalığı ülkemiz için en önemli sağlık sorunlarından birini oluşturmaktadır. Türkiye’deki araştırmalar her yıl 13 bin bebeğin kalp hastalığıyla doğduğunu gösterir. Doğumsal kalp hastalıklarının gelişiminde genetik yatkınlık önemli bir pay sahibidir. Bebeğin kalbinde delik varsa sık nefes alma, beslenirken çabuk yorulma, kilo alamama ve sık sık alt solunum yolu enfeksiyonu geçirme gibi sorunlar gözlemlenebilir.

Kalbin 3 bin civarında doğumsal anomalisi bulunduğu biliniyor ve bunlardan ancak birkaçında gebelik esnasında kullanılan ilaç ya da geçirilen enfeksiyonların etkisi bulunduğu tespit edilmiştir. Ancak doğumsal kalp hastalıklarının gelişimi için genetik bir eğilimin etkili olduğu bilinmektedir. Doğumsal kalp hastası çocuğu olan ailelerde, ikinci bir gebelikte yine böyle bir hastalığın olasılığı genel topluma göre 2 kat artmaktadır. Doğumsal kalp hastalığı olan bireylerin, böyle çocuklara sahip olma olasılığı toplumdan daha yüksek olmaktadır.

Kalpte Bulunan Delikler
Doğumsal kalp hastalıklarının büyük bir bölümünü kalpteki deliklerin oluşturduğu biliniyor. Kalpte oluşan delikler bebeklerin gelişmesini ve büyümesini olumsuz yönde etkilemektedir. Kalpteki delikler sık geçirilen akciğer enfeksiyonlarının daha sık geçirilmesine ortam hazırladığı için, bebeklerin gelişimi açısından oldukça büyük risk oluşturmaktadır. Doğumsal kalp deliklerinin birçok farklı türü bulunmaktadır. Kalp delikleri ya alt iki odacığı olan karıncıklar ya da kalbin üst iki odacığı olan kulakçıklar arasında olur. Bunlar tek başına veya birlikte olabildikleri gibi çeşitli damar darlık ve anomaliler ile beraber de olabilmektedir.

Kalpte Bulunan Deliklerin Tiplerine Göre Belirtileri

Kalp delikleri, kalbin sol tarafındaki temiz kanın sağ taraftaki kirli kana karışmasına neden olmaktadır. Delik ne kadar büyük ise yani bu karışım ne kadar fazla ise belirtilerin o kadar erken ortaya çıkmaktadır. Genellikle kulakçıklar arasındaki delikler büyükte olsa en erken ilk yaşın sonunda belirti verirken, karıncıklar arasındaki deliklerin özellikle geniş olanları erken süt çocukluğu döneminde belirti verir. Belirtiler sık nefes alma, beslenirken çabuk yorulma, kilo alamama ve sık sık alt solunum yolu enfeksiyonu geçirmedir. Küçük delikler ise genellikle belirti vermemektedir. Doktor muayenesi sırasında tesadüfen “üfürüm” denilen özel dinleme bulgularının duyulması ile fark edilebilmektedir. Günümüzde doğumsal kalp hastalıklarının anne karnında tanısı mümkündür. Bunun için öncelikle doktorun doğum öncesi böyle bir problemi fark ederek, ileri tetkik için anneyi bu konuda deneyimli bir çocuk kardiyoloji uzmanına yönlendirmesi gerekmektedir.

Kalpteki Deliklerin (ASD) Tedavisi

Daha anne karnında iken kalp hastalığı tanısı konulması, bebeğin gelişimi için son derece önemlidir. Böylelikle bebek doğar doğmaz acil bir durum olduğu takdirde hemen müdahale edilmesi mümkün olabilmektedir. Kalp deliklerinin cerrahi tedavisi, yaşamsal risk yaratıcı damar ya da kapak anomalileri ile beraber ise hemen doğum sonrası tedavisi gerekmektedir. Tek başına kalp deliğinde acil cerrahi genellikle gerekmez. Dahası, özellikle karıncıklar arasındaki deliklerin bir kısmı kendiliğinden kapanabilir. Bu nedenle gerekirse tıbbi tedavi ile belirtileri kontrol altına alarak beklemek tercih edilebilmektedir. Kalp deliklerinin kendiliğinden kapanma olasılığı vardır. Yapılan araştırmalara göre günümüzde bu olasılık, karıncıklar arasındaki delikler için yüzde 50-70, kulakçıklar arasındaki delikler için yüzde 20-30 arasında olduğu saptanmış durumdadır. Çok küçük delikler eğer herhangi bir soruna yol açmıyorsa, ömür boyu girişim gerektirmemektedir.

Geniş delikler ise ilk iki yaşta ameliyatla kapatılır. Kulakçıklar arasındaki defektlerin bazı tiplerinin ameliyatsız yöntemlerle kapatılması da olasıdır. Karıncıklar arasındaki bazı deliklerin de ameliyatsız kapatılabilmesi için yöntemler geliştirilmektedir. Cerrahi tedavi sonrası çocukların belirli aralıklarla takibi gereklidir. İlk bir yıldan sonra bu kontroller genellikle bir ya da iki yıl aralıklarla olmaktadır.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 94/100 (66 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

Bebek ve Çocuk Sağlığı
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2014 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd