Durumunuzu Seçiniz.
>

Sürekli ağlayan bebekler pek keyifli değildirler. Onların ağlaması daha rahatsız edicidir ve değişikliklere hemen uyum sağlayamazlar. Ebeveynleri ne kadar duyarlı olursa olsun, hiç durmadan huysuzlanırlar ve bu da annenin ve babanın gerilip huzursuz olmasına neden olur. Doğal ebeveynlik tarzı bu tür bebeklerde işe yaramıyor gi­bi gözükür ve böyle ailelere bebeği ağlamaya bırakmanın veya onu bir programa bağlamanın tek kurtuluş yolu gibi gelebilir. Ama aslın­da bu tür bebeklerin doğal ebeveynliğe daha fazla ihtiyaçları vardır. Aksi halde, tüm bu olumsuzluklar yüzünden ebeveynler çocukların­dan uzaklaşabilirler. Bu tür bir ailede doğal ebeveynlik yaklaşımının işe yaraması için bazı düzenlemeler yapılması gerekir. Bebeğinin ih­tiyaçları bitip tükenmediği için gergin ve yorgun olan bir anne bebe­ğiyle sürekli yakın olamaz. Şunlara dikkat edin:

Bebeğinizin ağlaması ardında tıbbi bir neden arayın. Bebeği­nizin doktoruna danışarak "canının yanmasına" neden olabilecek fi­ziksel nedenleri araştırın; kolik (veya huysuz) olmasının ardında tıb­bi bir neden olup olmadığını araştırın. Gastroözofageal reflüsü (GÖR), formül mamaya veya emziriyorsanız sizin yediklerinize karşı bir alerjisi olup olmadığını araştırın. Sürekli ağrı çeken bir bebek hu­zursuzdur. Bebeğinizin ağlamasını durdurabilmek için ardındaki se­bebi bulmanız gerekir.


Bebeğinizin ağlaması sizin suçunuz değildir. Bebeğinizin ağlamasının sizin suçunuz olduğunu düşünmeyin. Bebeğinizin ağlamasına duyarlı bir şekilde cevap verebilmek için elinizden geleni yaptığınız halde, bebeğinizi her zaman sakinleştiremiyorsunuz diye annelik (veya babalık) becerilerinizden şüphe etmeyin. Bebeğinizi susturmak zorunda değilsiniz. Sadece ağla­masının fiziksel bir nedeni olmadığından emin olmaya çalışın (bu arada bu çaba uzun sürebilir) ve onu sakinleştirebilmek için farklı yollar deneyin. Bazen yapabileceğiniz her şeyi yaptığınız halde bebeğinizin niçin ağladığını anlayamayabilirsiniz. Bazen bunu be­beğiniz de bilmez. Bebeğinizin niçin ağladığını anlayabilmek için elinizden gelen her şeyi yaptıysanız, onu sevgi dolu kollarınıza alın, meme verin veya başını omzunuza dayayın ki, tek başına ağ­lamasın. Gerisi bebeğinize kalmış.

Bebeğinize daha iyi ağlamayı öğretin. Karayipler yaklaşımı ya­ni bebeğinize ağlamasına gerek olmadığını anlatmak için rahat bir yüz ifadesi takınmak ve rahat bir beden dili kullanmak, özellikle da huysuz bebeklerde faydalıdır. Yaşı biraz daha büyük olan bebeğin sızlandığında veya ağladığında onu hemen kucağınıza almak yeri­ne, ona seslenin: "Anne burada" gibi. Komik bir yüz ifadesi yapın veya bebeğinize bir şeyler anlatın. Böylece bebeğinizin dikkatini ağ­lamaktan başka yöne çekmiş olursunuz. Bu yaklaşım ilk başlarda biraz zor olabilir, çünkü öncelikle kendinizi rahatlatmanız ve sonra bu tepkinizle bebeğinize örnek olmanız gerekmektedir. Yavaş yavaş ve derin nefes alın veya sadece birkaç saniye durup gerilimden kur­tulun. Siz rahatlayınca bebeğiniz de rahatlayacaktır.

Bebeğinize sırayla ilgi gösterin. Bebeğin ısrarlı ağlaması genel­likle anneleri babalardan daha çok rahatsız eder. Bazen annelerin rahatlamak için biraz uzaklaşmaları gerekir. Bebeğinizi iyice besle­diğinizden emin olduktan sonra onu babasına bırakıp bir saat yal­nız yürüyüşe çıkın veya bir yere gidin. Birlikte olmak bebeğe ve ba­basına iyi gelir. Babalar genellikle, tüm çabalara rağmen sakinleşmeyip huysuzlanmaya devam eden bebekler karşısında daha sabırlıdırlar. Sizi seven birinin kollarında ağlamak, tek başına ağlamaktan çok farklıdır. Babasının kollarında ağlayan bir bebek tek başına ağlamadığını bilir.

Bebeğinize bazı sorunlarla kendi kendine başa çıkabileceğini öğretin. Yeni doğmuş bebekler, sakin ve huzurlu olabilmek için de­vamlı anne veya babalarının yardımına ihtiyaç duyarlar. Ama 1 yaşı­na geldiklerinde bunu kendi başlarına yapmayı öğrenmeye başlaya­bilirler. Bebeğinize derhal cevap vermeli misiniz, yoksa kendi başına sakinleşmek için 1-2 dakikaya ihtiyacı mı var? Bunu anlamak için kendi içgüdülerinizi dinleyin. Bebeğinizin ne şiddette mızıldandığına kulak verin. Eğer ağlaması artıyorsa, sizin ona cevap vermeniz gere­kir. Eğer ağlaması biraz yükselip sonra azalıyorsa, harekete geçme­yin. Bu tavsiyeyi, bebek eğiticilerinin çocuğu düzenli olarak ağlatmak gerektiği yönündeki tavsiyeleriyle karıştırmayın. Bebeğinizle ilgili bil­diğiniz şeylerin size kılavuzluk yapmasına izin verin. Bir bebeğe ken­di duygularıyla başa çıkmayı öğretmenin mucizevi bir formülü yok­tur. Onun her ağlaması, sadece kendi duyarlılığınızla ona nasıl tepki vereceğinize karar vermenizi gerektirir. Unutmayın ki amacınız, bü­yümekte olan bebeğinize sorunlarla ağlamak dışında farklı başa çık­ma yolları olduğunu da öğretmektir.

Bebeğe Yakın Uyumak

Ebeveynler binlerce yıldır bebekleriyle birlikte uyumuşlardır, bugün bile bu uygulamanın tuhaf bir tarafı yoktur, Ebeveynlerin çoğu en azından arada bir bebekleriyle birlikte uyurlar ama bunu doktorları­na veya akrabalarına anlatmazlar. Bu konu niçin böyle gizli kapaklı tutuluyor? Bunun nedeni, ebeveynlerin ve danışmanların çocukların bağımsızlaştırılmalarına odaklanmaları ama diğer yandan çocukla­rın aslında nasıl bağımsızlaşabildiklerini gerçekten anlamıyor olma­ları. Bebekle birlikte uyumak, bağlanma yöntemleri arasında en tar­tışmalı olanıdır.

Gece Boyunca Ebeveynlik


Doğal ebeveynlik yaklaşımını geceleri de sürdürmek, bebeğinizin nerede uyuduğuyla ilgili değildir. Bebeğinizin geceleri ortaya çıkan İhtiyaçları karşısında nasıl bir tavır takındığınız, bebeğinizi günde yir­mi dört saat, haftada yedi gün büyük ihtiyaçları olan minik bir insan olarak kabul etmenizle ilgilidir. Bebeğiniz, gündüzleri olduğu gibi geceleri de sürekli onun yanında olacağınıza güvenir. Böylece gece alışkanlıklarınızı bebeğinizin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlersi­niz. Geceleri uyguladığınız ebeveynlik stratejisi, bebeğinizin gelişi­minin hangi aşamasında olduğuna ve yetişkinler olarak kendi ihti­yaçlarınıza göre farklılık gösterebilir. Eğer bebeklerin daha en baştan yalnız uyumayı öğrenmeleri gerektiği fikrini bırakmaya açıksanız, bebeğinizi yatağınıza aldığınızda onu şımartmadığınızı veya sizi kullanmadığınızı fark edeceksiniz.

Bu nasıl adlandırılmalıdır? Bebekle birlikte uyumaya çeşitli isim­ler verilmektedir. Birçok insana cazip gelen "aile yatağı" terimini, ye­ni ebeveyn olan anne babalar korkutucu bulabilirler, çünkü bu on­lar için bütün ailenin bir arada uyuyacağı anlamına gelebilir; yani büyük çocuklar, bebekler, ebeveynler ve hatta köpek bile. "Birlikte uyumak" tanımı ise kulağa daha çok yetişkinlerin yaptığı bir şey gi­bi gelir, birlikte yaşamak gibi mesela. Bu terim antropologlar tara­fından tercih edilmektedir; değer yargısı taşımayan, net bir terimdir. "Yatağı paylaşmak" terimine genellikle tıbbi makalelerde rastlanır. Biz ise, "uykuyu paylaşmak" terimini seviyoruz, çünkü sizin de gö­receğiniz gibi anne ve bebek birlikte uyudukları zaman yataktan da­ha fazla şey paylaşırlar. Ayrıca bir bağlanma terimi olan "bebeğe ya­kın uyumak" tanımını da seviyoruz, çünkü bu ebeveynlerin ve bebeğin gün boyunca yaşadıkları yakınlığın geceleri de sürdürüldü­ğünü anlatıyor. Ayrıca bebeğin uyuduğu yerin doğru veya yanlış olması diye bir şey de yoktur. Sizin amacınız bebeğinizin uyku alışkanlıklarını birile­rinin tavsiyelerine göre düzenlemek değildir; bu tavsiyeler ister bir bebek eğiticisinden isterse doğal ebeveynliği savunan birisinden gelsin fark etmez. Amacınız ailenizdeki herkesin iyi bir gece uykusu alabilmesini sağlayacak bir gece ebeveyntiği stratejisi bulmaktır. Diğer birçok ebeveyn gibi bizler de, bebeğe yakın uyumanın hem iyi bir gece uy­kusu almak hem de bebeğin ihtiyaçlarına cevap vermeye devam edebilmek için en iyi yol olduğunu keşfettik.

Uyku Bir Kontrol Meselesi Değildir

Uyumak da tıpkı yemek yemek gibi bir çocuğu zorlayabileceği­niz bir davranış değildir. Yapabileceğiniz tek şey, çocuğun uykuya dalabilmesi için uygun koşulları yaratmaktır. Uyuma sorunlarıyla il­gili olarak 30 yıl boyunca ebeveynlere danışmanlık yaptığım için ge­celeri uyanan çocukların sonradan değil doğuştan böyle oldukları sonucuna vardım. Bebeğinizin uyanması sizin suçunuz olmadığı gi­bi, bebeğinizin uyku alışkanlığı da sizin ebeveynlik tarzınızın bir yansıması değildir. Eğer arkadaşlarınız kendi bebeklerinin gece boyunca uyumasıyla böbürleniyorlarsa, bunu muhtemelen epeyce abartıyorlardır; bize inanın.

Dinlediğiniz tüm o çelişkili tavsiyeler si­zi, bebeğinizin yaptığından çok daha fazla uykusuz bırakabilir. Be­beğinizi yatağınıza aldınız veya geceleri uyandığında ona ilgi gös­terdiniz diye onu şımartacağınızdan korkabilirsiniz. Çaresiz veya yorgun olduğunuz için bebek eğitimini deneyip bazı geceler bebe­ğinizi ağlamaya bıraktığınızda ise endişelenebilirsiniz. Bazı bebek­lerin doğuştan kendilerini rahatlatmayı bilen ve kolay uyuyan be­bekler olduğunu, bazılarının ise geceleri sık sık uyanıp tekrar uyutulmalarının zor olduğunu bilmek işe yarar. Her bebek farklıdır ve uyku alışkanlıkları mizaçla ilgilidir (veya geceleri uyanmanın ar­dında tıbbi bir neden de olabilir); anne veya babanın neden olduğu "kötü alışkanlıklarla" ilgili değildir. Geceleri ısrarla uyanan bebekler bile bir gün deliksiz uyuyup ebeveynlerini ödüllendirebilirler. Çocukların geceleri deliksiz uyumaya başlama yaşı farklıdır. Bu arada siz de, geceleri hangi ebeveynlik tarzının size uygun olduğu­nu anlamak için denemeye devam edin. Danışmanız gereken tek uyku uzmanları bebeğiniz ve sizsiniz.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 74/100 (143 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

Doğumdan Sonra (Lohusalık)
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2019 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd