Durumunuzu Seçiniz.
>

Gırtlağın iki yanında bulunan ses telleri titreşerek sesin oluşmasını sağlar. Gırtlak kasları ses tellerinin uzunluğunu ve gerginliğini kontrol ederek titreşimi ayarlar. Ses tellerinin diğer bir işlevi ise; yutkunma sırasında yiyecek ve içeceklerin akciğerlere kaçmasını önlemede yardımcı oluşudur. Ses telleri, kişinin konuşmasında ve şarkı söylemesinde en önemli öğelerdir. Yanlış kullanım ya da kötü kullanım sonucu çeşitli sorunlar ortaya çıkabilir. Bu tür sorunlar arasında polipler, noduller ve ülserler bulunmaktadır.

Polipler; ses tellerinin üstünü örten ince zarda ortaya çıkan şişliklerdir. Bu şişlikler büyüdükçe, yuvarlak bir şekil alır ve tüm ses teli boyunca yayılabilir ya da bir bölümünde sınırlı kalabilirler. Uzun süre ya da arka arkaya çığlık atma durumunda, bağırma gerçekleştirildiğinde veya doğal olmayan çok düşük bir tonda konuşulduğunda ses tellerinde bir nödül gelişebilir. Kronik bir alerji sonucunda ya da sigara dumanı ve endüstriyel dumanı gibi tahriş edici dumanın solunmasında polip oluşabilir ve gelişebilir. Bu polipler, sesin fısıltı halinde çıkmasına ya da kısılmasına neden olabilir. Bazen, larengoskopi denen özel bir muayene sırasında teşhis edilir. Kanser olmadığından emin olmak için polip biyopsisi de yapılabilir. Polip çıkarıldıktan sonra, bu durumun temelinde yatan nedeni düzeltmek için ses terapisi yapılmalıdır. Yeni oluşmuş poliplerde ses terapisi, ses dinlenmesi, ilaçlar olumlu sonuçlar doğurabilir, ancak tedaviden yanıt alınamıyorsa, polip için cerrahi tedavi uygulanabilir.

Çocukluk döneminde, virüslerin neden olduğu ve bir doku büyümesi olan siğiller ortaya çıkar. Az sayıda çocukta, özellikle erkek çocuklarında, bu siğiller ses telleri üzerinde gelişir. Bu oluşumlar habis değildir ve büyük bir çoğunluğunda ergenlikte ortadan kaybolur. Bunun dışında, bu siğiller, ergenlikten önce ciddi sorun yaratabilirler, kümeler halinde gelişip büyüyerek, gırtlağa zarar vermeden alınamıyacak duruma gelirler. Ender olarak, çok hızlı büyüyerek çoğalır ve nefes almayı zorlaştırabilir. Bu rahatsızlık ortaya çıktığında, solunum yolu tamamen kapanmadan/ tıkanmadan, hemen tedavi uygulanmalıdır. Tedavi olarak ameliyat uygulanabilir, ancak daha etkili ve daha az zarar verici olduğu için lazer tedavisi tercih edilen bir yöntemdir. Çocukluk döneminde rastlanan polipler, sık sık tekrar ettikleri için tedavinin tekrarlaması gerekebilir..

Nodüller; sesini çok fazla kullanan insanların ses tellerinde oluşma riski vardır. Profesyonel şarkıcılar, öğretmenler, seyyar satıcılar ve din adamları, bu insanlara verilebilecek örneklerdir. Tıpkı polipler gibi nodüller de sesin aşırı kullanımı sonucu gelişir. Bu tür nodüllerin etkisi, kişide sesin kıslıması ya da fısıltı halinde çıkması olarak görülür. Polip, ses tellerini örten ince zarda ortaya çıkarken, nodüller bu zarın üstünü kaplayan hücre tabakasında oluşur. Deri yüzeyini örtme görevi de buna benzer hücrelere düşer, bu yüzden yapı olarak nasıra benzerler. Bunun tedavisi; kişinin birkaç hafta hiç konuşmayarak ya da çok az konuşarak ses tellerininin dinenmesini sağlayarak, oluşan nodülün küçülmesi şeklinde gerçekleşebilir. Bazen biyopsi yapılması uygun görülür ve poliplerin ameliyatla alınması gerekebilir. Nodül oluşmasına yol açan sesin kötü kullanımını ortadan kaldırmak için ses terapisi son derece önemli bir tedavi sürecidir. Çocuklarda, sürekli bağırmaya bağlı oluşan nodüllerin sadece ses terapisi ile tedavisi mümkün olabilir.

Ses tellerinde oluşan diğer bir sorun ise, ülser denilen yaralar da görülmesidir. Bu yaralar, genellikle sesin uygun olmayan biçimde kullanılmas sonucu oluşur. Mide sıvısının ağıza gelmesi ya da ameliyat sırasında anestezi için boğaza tüp takılması sık görülen ses teli hasarlanma sebepleridir. Ülser; ses tellerinin birbirlerine dokundukları yerde bulunan kıkırdak parçalarında oluşur. Bu rahatsızlığın belirtisi, konuşurken ya da yutkunurken hafif ağrı ve ses kısıklığı olarak kendini gösterir. Bu farkındalıktan sonra mutlaka doktora başvurulması gerekir. Doktor, kişinin gırtlağı nasıl kullandığını ve yemek alışkanlıklarını belirlemek için birkaç soru yönelticektir. Aynı zamanda kanser olup olmadığını anlamak için, ülserleşmiş yaralardan laboratuvar testleri yapılmak üzere örnek alınır. Ülserin ilk tedavisi, yaraların iyileşmesine olanak sağlamak için en az altı hafta sesin dinlendirilmesidir. Ülserin tekrarlanmasını önlemek için, bazen bu süreyi uzatmak gerekebilir. Ülserin nedeni olarak, mideden ağıza gelen sıvılar gösteriliyorsa, ülserin tekrarlanmaması için birkaç yöntem uygulanır. Doktor, antasit bir ilaç, yatmadan en az 2-3 saat önce yemek yemeyi ve yatarken başı 10-15 cnm yüksekte tutmayı önerebilir.

Lökoplaki, ses tellerinin birinde ya da her ikisinde oluşabilir. Bu durumun kanserle bağlantısı olabilir. Lökoplaki ortaya çıktığında laboratuvar incelemesi için çıkabilir. Genel olarak, oluşma sebebi sigara dumanıdır.

Birçok kişi, arada bir ses kısıklığınan şikayet edebilir. Larenjit ya da üşütmeden kaynaklanan ses kısıklığı birkaç günde geçer. Ses kısıklığı birçok gırtlak rahatsızlıklarının belirtisi olabilir ama gırtlak kandesinin tek belirtisi bu kısıklıktır. Gırtak kanserlerinin birçoğu sestellerinde gerçekleşir. Yutkunmada acı veya boyun şişmesi başka tür kanserin habercisidir. Sigara, puro veya pipo içenler, içmeyenlere göre çok daha fazla risk taşır. Bunun dışında, alkol kullanan bireyin de risk oranı yüksektir. İkisinin birlikte kullanımı, risk oranını daha da arttırır. Gırtlak kanseri, 60 yaş civarlarında görülür. Erkeklerin bu rahatsızlığı geçirme olasılığı kadınlara göre daha fazladır. Sadece ses kısıklığı mevcut ise, başka bir belirti yoksa ve kısıklık iki hafta boyunca sürerse doktora başvurulması gerekir. Aynı şekilde, boyunda oluşan şişme ve yutma zoruluğu birkaç hafta sürerse doktora başvurulması şarttır. Doktor, larengoskopi denen bir yöntem kullanarak teşhis edecektir. Bu yöntemin, iki farklı yolu mevcuttur. Direk ve indirek. İndirek larengoskopi yoluyla, gırtlağa ayna ile bakılır. Kişi önce ağzını açar ve nefes alır, daha sonra hava yolunu açabilmek için dil hafifçe dışarı çekilir. Eğer kişinin kusma refleksi güçlü ise, boğaz ve yumuşak damak uyuşturulur. Sonra, doktor, boğazın arkasına doğru bir ayna sokar ve kişi “aaa” sesi çıkartarak gırtlak yükselir ve doktor, içini aynada görür.

Ses tellerinin olduğu gırtlak bölümünün çıkarıldığı ameliyat mevcuttur. Buna larenjektomi ameliyatı adı verilir. Kişi, bu ameliyattan sonra, gırtlağının yardımı olmadan konuşmayı öğrenmek zorundadır. Ses tellerinin olmaması, konuşma yeteneğini kaybedildiği anlamına gelmez. Ancak yeni konuşma, öncekinden farklı olur. Yemek borusu yoluyla konuşma ve yapay ses aletleri ile konuşma gerçekleştirilir.
Larenjektomi ameliyatı yapılan kişi, yemek borusu yoluyla konuşma denen bir teknikle tekrar konuşmayı öğrenir. İlk yapılacak adım, yemek borusundan çıkarılmak üzere kişi havayı yutar. Daha sonra, dil ağız tavanına dayanarak hava dışarı verilir. Bu sırada, yemek borusu ve ağız titreşerek geğirmeye benzeyen bir ses ortaya çıkar. Bu ses; dil, damak, dudak ve dişlerin kullanılması ile kelimeye dönüştürülür. Konuşma bozukları uzamanın yardımı ve uygulama teknikleri ile birçok kişi bu yöntemle tekrar konuşmayı öğrenmektedir.

Larenjektomi ameliyatı uygulanan kişi için, yemek borusu yolu ile konuşma sesli iletişim kurmanın tek yolu değildir. Bu yöntem ile konuşmayı öğrenemeyen ya da anlaşılabilecek kadar yüksek ses çıkaramayan kişiler yapay ses aletleri kullanabilirler. İki tane alet tipi mevcuttur. Biri, boyun tipi, diğeri ise ağıziçi tipidir. Boyun tipi olanlar, elde taşınan, pilli ve elektronik titreşimler yaratan aletlerdir. Aletin baş tarafı, boyuna dayandırılır, titreşimler boyun dokularına geçer ve dil, dişler, dudaklar ve damak tarafından konuşmaya çevrilecekleri gırtlak, ağız ve buruna yayılırlar. Bu aletlerin kaynağı, akciğerlerden gelen havadır. Diğer tipte, ses oluşturan bir cihaz esnek bir tüp aracılığı ile sesi ağız içine verir. Daha sonra, bu ses, dil, dudak, diş ve damak tarafından konuşmaya çevrilir. Boyun tipi konuşma aletleri çoğu kez ağıziçi konuşma için de uygulanabilir.


Sesli iletişim kurabilmek için kullanılan diğer bir yöntem ise, ses protezleridir. Bu protezlerin temel olarak görevi; nefes ve yemek borusu arasında köprü kurabilmektir. Doktor, nefes borusunun arka duavarına ve yemek borusunun ön duvarına küçük delikler açar yemek borusuna hava geçmesini sağlamak, açıklığın kapanmasını engellemek ve nefes borusuna yiyecek ve içeceklerin kaçmasını engellemek için buraya küçük bir tüp yerleştirilir. Bazı durumlarda, tüpün ağzına açılır kapanır bir kapak yerleştirilebilir, bu kapak kapandığında alete ve yemek borusuna hava geçişi engellenir ve yemek borusu yoluyla ağızdan konuşma gerçekleşir.

Tümör ya da başka bir sorun varsa, aynada bu durum kolayca görülür. Ses tellerini görmek için küçük, esneyebilir fiberoptik aletler kullanılabilir. Ayrıntılı bir gözlem istenirse, larengoskopiyle ses tellerinin olduğu bölge çok iyi görülür. Uzman bir doktorun, bu işlemi gerçekleştirmesi gerekir ve genelde hastanede olur. Larengoskopi sırasında, gırtlağa ağızdan bir alet sokulur ve incelenmesi için ses tellerinden örnek alınır. Gırtlak kanserinin çoğunda erken teşhisle tedavi olasılığı yüksektir. Kesinlikle ihmal edilmemelidir, aksi takdirde boğazın ve vücudun başka organlarına yayılabilir. Tedavi olarak; ışın tedavisi uygulanır ya da kanserli kısmın ameliyatla tedavisi edilir. Eğer gırtlağın bir bölümü çıkarılır ve kişi ses tellerini kaybederse, ameliyatla suni bir protez yerleştirilebilir ya da konuşma terapisti kişiye yeni bir konuşma yöntemi öğretebilir.

Ses tellerinde sorunların ortaya çıkmasını engelleyebilecek birkaç pratik yol mevcuttur. Aşırı derecede yüksek ya da kısık sesle konuşmak, haykırmak ya da çok yüksek sesle şarkı söylemek, ülser ve ses teli oluşmasına neden olabilir. Ses tonunu azaltmak ve daha normal bir sesle konuşmak sesteki zorlamayı azaltır. Uzun süreli öksürük ya da sık sık gırtlağı güçlü bir şekilde temizlemeyi gerektiren gıcıklanma ses tellerine zarar verebilir. Böyle bir durum ortaya çıktığında hemen tedavi edilmesi gerekir. Bazı erkekler ve erkek çocukları seslerini daha erkeksi duyurabilmek için seslerini kalınlaştırmaya çalışır. Uzun süre, bu biçimde konuşulduğuna gırtlakta hızlı bir yorulma görülür. Bunun sonucunda da, ağrı ve ülser oluşma risi doğmuş olur. Her zaman değil, ancak bazen kişinin genel sağlık durumu sesine de etki eder. Her birey, fiziksel yorgunluk ve duygusal stresin yol açtığı etkileri zaman zaman hisseder. Böyle durumlarda, gırtlak ve boyun kasları gergin hale gelebilir. Bazen bu tip gerginlikler, ses kısıklığı ya da ses kaybı gibi ses teli sorunlarına neden olabilir. Bu da, kişinin sesinin, duygu durumu ile ilgili ipuçları verebileceğini gösterir. İnsan, kendi kendini değerlendirmeli ve stres yaratan durumları azaltmak için, hayatına yeni düzenlemeler katmalıdır. Yapılacak değişiklikler, genel ve ses sağlını korumaya yardımcı olacaktır.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 64/100 (108 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

Genel Sağlık
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2019 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd