Durumunuzu Seçiniz.
>

Babalık, karınızın gebe olduğunu anladığınız anda başlar. Karınız bebeğin doğumundan önceki dokuz ay boyunca çeşitli psikolojik değişimler geçirecektir. Bu psikolojik değişimler, karınızda da çeşitli değişiklikler yaratacak, karınız kimi zaman üzüntülü sıkıntılı, kimi zaman sinirli, kimi zaman da sizden çok şey bekleyen biri durumuna girecektir. Size pek önemsiz görünen bir şey için karınız gözyaşları dökmeye başlayacaktır. Onun davranışları sizi şaşırtacak, aklınızı karıştıracaktır. Bütün bunların gebe bir kadın için oldukça normal sayılacağını sakın aklınızdan çıkarmayın.  

Karınızın adet günlerindeki psikolojik değişimlerini nasıl hoşgörü ile karşılıyorsanız, gebelik süresindeki psikolojik değişikliklere de aynı gözle bakmanız gerekecektir. Karınızın gebe kaldıktan sonraki davranışının, eskisinin aynısı olmasını hiçbir zaman beklemeyin. Bu psikolojik değişimleri anlayışla karşılayabilmek, özellikle karıları evlendikten birkaç ay sonra gebe kalan erkekler için önemlidir. Kimi zaman yeni evli erkek, karısındaki bu değişikliğe bakıp “Evlilik dedikleri şey buysa istemem eksik olsun” diye düşünebilir. Oysa karısı çok kısa sürede gebe kaldığı için onun normal zamanda nasıl bir eş olacağını anlamaya fırsat olmamıştır. Erkeğin bu durumda gördüğü, sadece gebe kadının psikolojik tutumudur.  

Karınızın gebelik sırasındaki bu davranışlarını anlayışla ve hoşgörü ile karşılamaya çalışın. Onun bu dönemdeki sıkıntılarını ve üzüntülerini can kulağı ile dinlemeniz, karınıza mutluluk verecektir. Çocuğunuzun ilk gelişme döneminde baba olarak sizin düşen rolü anlatmaya geçmeden önce, iki nokta üzerinde durmak gerekir: Bunlardan birincisi, her ne kadar bu yazı size babalığın psikolojik yönleri konusunda bilgi verecekse de, bebeği kucağa almak, altını değiştirmek gibi işin pratik yanları da olduğunu unutmayın. Daha önce baba olmamışsanız bu işleri öğrenmeniz gereklidir. İkinci nokta ise çocuk yetiştirmekte anne veya babanın eşit doğallıkta üstesinden gelebilecekleri yanları olduğunu aklınızdan çıkarmamanızdır. Örneğin, çocuğunuz mama ile büyüyorsa onu sizin ya da annesinin beslemesi ayrım gerektirmez. Çocuğa biberonu vermenin erkekçe ya da kadınca bir yanı yoktur. Hanginizin zamanı uygunsa bu işi üstlenebilirsiniz.  

Ancak anneye düşen rolün babanınkinden ayrıldığı durumlar da vardır. Bu gibi durumlarda, anne ile baba birbirlerinin yerlerini tutamazlar. Yetişmekte olan bir çocuğun örnek alabileceği bir kadın bir de erkek modeline ihtiyacı vardır. Anne veya baba, bu rollerin ikisini birden oynayamaz.

Çocuk yetiştirirken ancak babanın yapabileceği bir takım şeyler vardır ki, baba bunu yerine getirmediği takdirde karısı – ne kadar iyi bir anne olursa olsun – bu görevi üstüne alamaz. Şimdi gelelim çocuğun ilk yetişme dönemine ve sizin bu dönemdeki rolünüze.  

Bebeklik   
“Gözünüz aydın efendim, bir kızınız oldu.”   Bu sözleri duyan her erkek için, babalık ayrı anlam taşır. Kimi bu haberi duyunca sevincinden yerinde duramaz olur, kimi iyi bir baba olup olmayacağı kaygısıyla üzülür. Bazıları çocuk severler ve çocukları ile birlikte olmaktan tat alacaklarını düşünürler. Bazıları çocuktan pek hoşlanmazlar. Ve mümkün olduğu kadar çocuktan uzak durmayı tasarlarlar. Bir takım babalar için, doğum olayı, karısıyla birlikte yıllardır düşündükleri, bekledikleri bir mutluluğun gerçekleşmesidir. Bir takım babalar için ise, kadere boyun eğip kabullenilecek bir kazadır bu.  

Bir erkeğin ilk kez baba olacağı haberi karşısındaki tepkisi, kendi çocukluk deneyimlerine ve anne babası ile olan ilişkilerine bağlıdır. Baba olmanın anlamı sadece her erkek için değişik olmakla kalmaz, her erkekte bu kavramın bilinçüstü ve bilinçaltı yanları vardır. Bir başka deyiş ile baba olacağınız haberi karşısındaki tepkilerinizin hepsini kontrol edemezsiniz.

Şimdi tipik bir örnek verelim. Anne ile bebek hastaneden eve döndüklerinde evdeki düzen eskisinden bambaşka bir niteliğe bürünür. Daha önceleri erkek, karısının sevgi ve bakımının tamamına sahipken, doğumdan sonra karısının çoğu zamanını bu yeni gelene adadığını görür. Bir anda, erkeğin bilinçaltında artık karısının kocası çocuğunun babası değilmiş gibi bir duygu uyanır ve kendi çocukluk anılarına döner. Karısını annesi, çocuğunu da kardeşi gibi görmeye başlar. Erkek bu duyguların bilincinde değildir kuşkusuz, bunlar bilinçaltında yer alırlar.   Ama erkek bu olayların bilincinde olsun olmasın, davranışında bir takım değişmeler olur.

Çocuğuna karşı bir baba davranışını benimsemek yerine, içten içe onu kendine rakip sayar. Bebekle çok meşgul oluyor diye karısını eleştirir, bu yüzden kavga ettikleri olur. Ne olup bitiğini kestiremeyen karısı, evliliklerinin neden tatsız tuzsuz duruma düştüğünü düşünür durur.

Eğer siz de karınızın çocukla çok meşgul olmasından rahatsız oluyorsanız ya da çocuğunuzla ilgilenme isteği duymuyorsanız, kendi çocukluğunuzu inceleyin. Kız ya da erkek kardeşiniz doğduğu zaman ki duygularınızı bilinçaltınızda araştırmaya çalışın. dünyanın her yanında hemen hemen bütün insanlar bu duyguları taşır ve gizlerler, çünkü sizi sevmelerini istediğiniz büyükler, bu tür duygulardan hoşlanmazlar. Çoğu babalar da, ufak çocuklara yakın olmaktan kaçınırlar. Bunun nedeni de, içten içe çocuğu kucağına almanın erkekçe bir iş olmadığına inanmaları ve bundan utanmalarıdır. Oysa bu hiç de doğru değildir. Bir erkek bir baba olarak rahatlıkla çocuğunu kucağına almalıdır. Aslında en çok kendine güvenen erkekler, böyle bir utanca kapılmadan en rahatça çocuklarıyla ilgilenen babalardır.  

Bazı babalar da, çocukla ilgilenirken gösterdikleri beceriksizlikten ötürü utanırlar ve çekinirler. Oysa yeni olan her konuda beceriksiz ve yetersiz olmak doğaldır, babalar için de çocuk son derece yeni bir konudur. Bisiklete binmek, piyano çalmak, golf sopasını tutmak gibi ilk yaptığımız işlerde beceriksizlik gösteririz. Çocuğu kucağına almak da bunlardan değişik bir durum değildir. Başlangıçta tuhaf gelse de beceremezseniz de, kısa sürede bebeği daha rahat ve daha kolay tutmayı öğrenirsiniz.

Pek çok babanın düştüğü yanlıştan kendinizi sakınmaya bakın. Çocuğunuzla ilgilenmek için onun büyümesini belemeyin. Çocuk ile doğar doğmaz ilişki kurmaya çalışın. yakın fiziksel ilintiniz olmayan, yanikucağınıza almadığınız, mamasını vermediğiniz veya yıkamadığınız bir çocukla duygusal ilişkiyi de kolay kuramazsınız. “Çocukla ilgilenmek” sözü mama vermek, bez değiştirmek, banyo yaptırmak gibi günlük işleri kapsar.  

Durun öyle hemen diklenmeyin bakalım. Bu demek, işinizden eve döner dönmez anneye düşen bütün görevleri üstlenmeniz demek değildir. Ama zaman zaman, çocuğunuzun bu tür günlük işlerini yapabilirsiniz. Bunlar özellikle başlangıçta fazla zaman almayacaktır. Çünkü yeni doğan bebekler günün büyük bir bölümünü uykuda geçirirler. Ne var ki, bu deneyimler sizin çocukla duygusal bir ilişkiye girmenizi kolaylaştıracaktır. Babalık etmeyi, çocuğunuz büyüyüp yürüyene veya konuşana kadar ertelemeyin. Daha minicikken başlayın. Onu kucağınıza alın, merak etmeyin canını acıtmazsınız. Mamasını verin, ona bir şeyler söyleyin. Onunla oynayın. Çocuğunuzla hemen ilişki kurmanız önemlidir.

Çünkü çocuğun ilk 5 yıllık yaşamı, ömrünün en önemli yıllarıdır. Çocuk altı yaşına geldiği zaman kişiliğinin temel yapısı oluşmuş durumdadır ve onun ne tip bir insan olacağını, büyüdüğü zaman başarılı olup olmayacağını, ne tarz bir insanla evleneceğini ve bu evliliğin ömürlü olup olmayacağını büyük bir ölçüde belirleyen etmen, çocuğun altı yaşındaki kişilik yapısıdır. İlk beş yıl, sadece çocuğun duygusal gelişimi yönünden de önemlidir. Çocuklarının zekasının yarısı dört yaşına kadar oluşur. Sekiz yaşına kadar olan dönemde buna %30 daha eklenir, zekanın %20’si 17 yaşında oluşmuş olur. Yaşamının ilk beş yılının öneminden söz ettik. Şimdi bir adım daha ileri gidip, bu beş yıl içinde en önemli olanın birinci yılı kapsayan bebeklik dönemi olduğunu söyleyelim.  

Bu, neden böyledir? Çünkü çocuğun temel kişiliğini oluşturan en önemli etmen “benlik kavramı”dır ve benlik kavramının en önemli bölümü de bebekken oluşur. Benlik kavramı, çocuğun kendisi ile ilgili olarak kafasında çizdiği görünümdür. Bu görünüm, çocuğun kendine güveni olup olmayacağını, içe ya da dışa dönük oluşunu, atak ya da çekingen oluşunu belirler. Çocuğun benlik kavramı dünyayı seyrettiği bir gözlük gibidir.

Çocuğun benlik kavramı, onunla ilgili olarak kavramanız gereken en önemli şeydir. Hiçbir çocuk, benlik kavramına sahip olarak dünyaya gelmez. Bunu anne babasından ve daha az ölçüde olmak üzere, kardeşlerinden öğrenir. Ve öğrenmeye de doğar doğmaz başlar, daha bebekken…

Bebeklik dönemi, çocuğunuzun yürümeye başlamasına kadar devam eder. Ondan sonra, gelişmenin yeni bir dönemi başlar. Bebeklik dönemi, yaklaşık olarak yaşamın birinci yılını kapsar. Yaşam konusundaki temel görüşü bu dönemde oluşur.  

Çocuk bu dönemde, bebek gözüyle dünyaya bakış açısını, yaşam felsefesini kurmaktadır. Bu dönemde ya temel bir güven ve mutluluk ya da güvensizlik ve mutsuzluk duymaya başlar. Çocuğunuza kendisine ve çevresine karşı güven duymasında yardımcı olmalısınız. Bunu da sizin ve karınızın yaratacağı hava ile sağlayacaksınız. Çocuğun dünyaya baktığı ilk gözlüklerin camı bu ortamdır. Çocuğunuzun temel ihtiyaçları karşılanıyorsa, çocukta güven, iyimserlik duygularının temeli atılacak ve çocuğunuz potansiyel yeteneklerini en geniş biçimde gerçekleştirmeye yönelecektir.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 60/100 (146 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

Hamilelik / Gebelik
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2018 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd