Durumunuzu Seçiniz.
>

Hamilelik döneminde egzersiz; annede veya bebekte sorun teşkil edecek herhangi bir hastalık yoksa doktorlar ve fizyoterapistler tarafından önerilmektedir. Çok eskiden beri egzersizin önemi bilinmektedir. Eski çağlarda kölelerin doğumlarının soyluların doğumlarından daha kolay olması da buna bağlanmıştır.

Gebelikte egzersizin doğumu kolaylaştırmasının yanında birçok faydası vardır. Dolaşım ve sindirim işlevlerini düzenleyerek gebelikte sık görülen kabızlığı engelleyebilir. Annenin kilo kontrolünü sağlar. Annenin daha dayanıklı ve kuvvetli olmasını sağlar ve doğum için gereken kas aktivitesini düzenler. Annenin hormon değişiminden kaynaklanan psikolojik değişikliği atlatmaya yarar sağlar, sosyal ve psikolojik iyilik oluşturur. Önemli bir sorun olan gebelik diyabetinin oluşmasına engel olur. Ayrıca doğum sonrası iyileşmeyi hızlandırır.

Hamilelikte bu kadar faydalı olan egzersizin fizyoterapist kontrolünde yapılması anne ve bebeğin sağlığını önemli ölçüde korur. Her şeyin olduğu gibi egzersizin de bir sınırı ve kapsamı vardır; bireylerin bunu kendi başlarına ayarlamaları oldukça güçtür.

Yapılabilecek eğzersizlerin kapsamı;ilk olarak düzgün duruş eğitiminin verilmesi, uygun vücut mekaniklerinin öğretilmesi, doğum sırasında kullanılacak kasların kuvvetlendirilmesi, doğum sonrasına hazırlık için kolların kuvvetlendirilmesi, artan vücut ağırlığını taşımak için bacak kaslarının kuvvetlendirilmesi; ödem, varisler ve krampları önlemek için egzersiz ve eğitim, karın kaslarının kuvvetlendirilmesi, kalp dolaşım sistemine ait dayanıklılığın korunması için egzersiz olmalıdır.

Her ne kadar gerekli olsa da egzersizin de sakıncalı olabileceği durumlar vardır. Annenin bazı metabolik hastalıklarında (tip 1diyabet, hipertansiyon, anemi), kalp, damar, solunum, böbrek hastalıkları ve tiroid hormon bozukluklarında, vajinal kanama görüldüğünde, rahim ağzı yetmezliğinde, bebekte büyüme geriliği saptandığında ve bebeğin eşinin aşağıda olduğu durumlarda egzersiz sakıncalı olabilir.

Bir başka nokta ise düzenli egzersiz yapanlar ile yapmayanlara verilen egzersiz programların farklı olmasıdır. Egzersiz programları alanında uzman fizyoterapistlerce düzenlenmelidir. Düzenli egzersiz yapan hamileler için; haftanın belirli günlerinde yarım saat süre ile egzersiz yapmalıdırlar (kalp hızı kontrolü için), hamileliğin devamı için risk oluşturabilecek sporlardan (su altı sporları, düşme, karın travması oluşabilecek sporlar) uzak durmalıdırlar.

Hamilelerin yaptıkları egzersiz vücut ısılarını normal değerinden çok fazla yükseltmemelidir. Bunun için düşük şiddette egzersiz tercih edilmelidir. Egzersiz yaparken yapılan egzersize ve vücut şekline uygun ayakkabı ve eşofmanlar tercih edilmelidir. Su kaybını önlemek için uygun miktarda sıvı alınmalı, sıcak ve nemli ortamlarda ya da yüksek ateşte egzersiz yapılmamalıdır. Isınma ve soğuma için en az 5 dakika vakit ayrılmalıdır. Bebeği besleyen damar üzerine baskıdan sakınmak için 16 haftalık estasyondan (gebelik haftası) sonra sırtüstü pozisyonda uzun süreli egzersiz yapılmamalıdır.

Enerji (kalori) sınırlaması ihtiyacına göre bir diyetisyen rehberliğinde belirlenmelidir. Düzenli egzersiz yapmayan hamileler ise gebelik 13 haftanın sonuna ulaşmadan egzersize kesinlikle başlamamalıdır. Su içi gebelik egzersizleri gibi, vücut ağırlığı binmeksizin yapılabilen egzersizlerin yapılması tavsiye edilir. Fizyoterapist gözetiminde hafif aktiviteden başlanarak egzersiz toleransı arttırılarak devam edilmelidir. Bazı durumlarda baştan egzersize sorun teşkil edecek durum olmasa bile sonradan oluşabilmektedir. Bu durumlarda derhal egzersiz bırakılmalıdır. Bu durumlar karın, kasık ve sırt ağrısı ,vajinal kanama, nefes darlığı, baş dönmesi, baygınlık, çarpıntı veya kalp atış hızının aşırı yükselmesi, yürüme güçlüğüdür. Genellikle hamileliğin ileri evrelerinde kilo alımı artıkça ve nefes nefese kalma süresi uzadıkça egzersiz miktarları azaltılmalıdır. Anne ve bebek sağlığı için egzersiz secimi de çok önemlidir. Yapılan araştırmalarda en güvenli egzersizlerin sabit bisiklet ve yüzme olduğu saptanmıştır. Özellikle su içinde yapılan egzersizler oldukça yararlıdır ve giderek daha fazla ilgi görmektedir. Suyun kaldırma kuvvetinin gebelikte vücut ağırlığındaki artışı maskelemesi, yaralanma riskinin su içinde minimal olması, karada yapılan egzersizlere oranla vücut ısısının dağıtımının daha kolay olması ve anne karnındaki bebeğin ısısının aşırı yükselmesi önlenmesi gibi avantajlarından dolayı su içi egzersizleri kuvvetle savunulmaktadır. Ancak suyun sıcaklığının annenin deri sıcaklığından önemli ölçüde düşük olması şarttır. Gebelikte en çok tercih edilen egzersiz, yürümedir. Düzenli yürümenin annenin iyilik durumunu arttırdığı saptanmıştır. Yine bir araştırmada 20 dakika süreyle ve haftada üç ile beş kez yapılan bir yürüme programının doğum ağırlığı ve plasenta ağırlığını anlamlı ölçüde arttırdığı bulunmuştur.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 68/100 (110 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

Hamilelikte Sağlık
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2019 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd