Durumunuzu Seçiniz.
>

Kemik kaybını azalmanın ilk adımı zararlı alışkanlıkların (örneğin sigara ve aşırı alkol kullanımı) terk edilmesi ve sağlıklı alışkanlıklar kazanmaktır (sağlıklı beslenme ve egzersiz programı). Kalsiyum takviyesi, arttırılan egzersiz gibi basit tedavi önlemleri bile kemik kaybını yavaşlatacak ve kemik yoğunluğunu artıracaktır.

Agresif tedavi yöntemleri ise ilaç ve/ veya hormon tedavilerini içermektedir. Bu program kemik kaybını yavaşlatabilir hatta tersine çevirebilir. Birçok doktor osteoporoz riski taşıyan kadınların menopoz döneminde hormon tedavisine başlamalarını tavsiye eder. Kemik kaybının önlenmesi için östrojen seviyesinin normal regl dönemindeki seviyenin en az yarısı kadar olması gerekmektedir. Önemli ölçüde kemik kaybına maruz kalmış bazı kadınların hormon rejimlerine testosteron ilave edilmelidir. Hormon tedavisi erken menopoz döneminde diğer tedavi programlarına ek olarak başlatılmalıdır.

Kemik Kaybıyla İlaç Kullanarak Savaşmak

Osteoporozu önlemek ve verdiği hasarı gidermek için kullanılan çeşitli reçeteli ilaçlar bulunmaktadır. Bu ilaçların yan etkileri ve çeşitli riskleri olabileceği için ilaç seçimi yaparken ve hangisinin sizin için doğru ilaç olduğunu bulmaya çalışırken doktorunuza danışınız. Kemik sağlığınız için ilaç kullanıyor bile olsanız, kalsiyum ve D vitamini takviyeli beslenme, egzersiz ve diğer kemik sağlığını koruyucu kurallara dikkat etmelisiniz.

Hormonların kullanılması 1991 yılında ABD’de birçok sağlık ve araştırma kurumu 160 000’den daha fazla postmenopoz evresindeki kadınlar üzerinde araştırmalar başlatıldı.

Kemik Yoğunluğu ve Diyabet Arasındaki Bağlantının İncelenmesi

Tip l diyabet hastalığının düşük kemik yoğunluğuyla bağlantısı uzun zamandan beri bilinmekle birlikte, bu durumun nedenleri tam olarak anlaşılmamıştır. Tip l diyabet hastalığı erken yaşta teşhis edilebiliyor olsa da, diyabet, kemik yoğunluğunun zirve noktasına ulaşabilmesini engelleyen bir faktör olduğunu görülmektedir.

Tip ll diyabet hastaları genellikle ortalamanın üzerinde emik yoğunluğuna sahiptirler, ancak yapılan son araştırmalar şaşılacak derecede büyük sayıda diyabet hastasının osteoporozla bağlantılı kemik kırılmasına eğilimli olduklarını göstermiştir. Bunun nedeni şu olabilir bu tip diyabet hastalarının obezite ve hareketsiz yaşam tarzları sonucu oluşan sinirlerindeki hasar ayak hassasiyetlerini olumsuz etkilemekte ve hastaların kolayca düşmeleri osteoporoza bağlı kırıklara yol açmaktadır.

Diyabet ve osteoporoz hastalıklarının her ikisi de uzun ömürlü rahatsızlıklardır ve dolayısıyla bunlarla ilgili karışık faktörlerin daha fazla araştırılması gerekmektedir. Ancak bu arada her iki koşula da uygun davranmanız gerekmektedir. Ayrıca bu iki koşulun birbirleriyle bağlantılarını doktorunuzla konuşun ve her iki durum için de en uygun tedavi programını aldığınızdan emin olun.

Sadece Östrojen Tedavisi ve Kemik Sağlığı

Bu araştırmacıların bir kısmı kemik sağlığı açısından sadece östrojen (progestin olmaksızın) kullanılmasının doğuracağı sonuçları incelemişlerdir.

Bu kadar uzun bir araştırma için, çalışmanın sadece östrojen kullanımıyla ilgili bölümünün bulguları yetersizdir ve pek de hoş değildir. Bu tedavi türünün postmenopozal dönem içindeki kadının kalça kırığı riskinin düşürmekle ilgisi araştırılıyordu. Ancak bu risk düşürmenin maliyeti çok yüksekti, çünkü östrojen kullanan kadınlarda felç riski önemli ölçüde artış gösteriyordu. Aslında risk o denli büyüktü ki bazı durumlarda sekiz yıldır devam eden, yalnızca östrojen kullanımı inceleyen araştırmasını gönüllü olarak askıya aldı. FDA menopoz semptomlarının kontrol edilmesi amacıyla östrojen tedavisinin mümkün olduğunca kısa bir zaman yalnızca osteoporoz hastalığının önlenmesi için reçetelere yazılmamasını önermektedir.

Östrojen Artı Progesteron Tedavisi ve Kemik Sağlığı

Östrojen ve progesteronu birlikte (HT) kullanan kadınlarda, elde edilen bulgular, HT ve osteoporoz hakkında hem iyi hem de kötü haberler içermektedir. Postmenopozal dönemde bu tedaviyi uygulayan kadınlarda, plasebo (aktif tıbbi içeriği olmayan sahte ilaç) kullanan kadınlara oranla kemik kırılma oranı yüzde 24 gerilirken, kalça kemiğini kırma oranı da 1/3 oranında azalmaktadır. Ve kalça kemiği yoğunluğu üç yıl sonunda yüzde 3,7 oranında artmaktadır. Ama bu çalışma da durdurulmuştur. Bunun ana nedeni bu HT çalışmasının göğüs kanseri riskinin artırıyor olmasıydı. FDA, artan göğüs kanseri riski dolayısıyla, HT’ nin sadece osteoporozu engellemek üzere kullanmasına da karşı çıktı.

Bu HT’nin genel olarak tüm kadınlar için zararlı olduğu anlamına gelir mi? Hayır, elbette gelmez. Bütün kadınların sağlık durumu birbirinden farklıdır. Ve siz doktorunuzla birlikte sizin için en uygun tedavi yöntemini seçerken, kendi tecrübelerini, hissettiklerinizi ve tarihinizi göz önünde bulundurmalısınız. Ancak bu araştırmalar bize en azından iyi bir başlangıç noktası sunmaktadır.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 68/100 (111 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

Kadın Hastalıkları ve Sağlığı
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2019 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd