Durumunuzu Seçiniz.
>

Üç yaşındaki oğlunuzla markette mutlu mesut alışveriş yaparken komşunuzla karşılaştığınızı düşünün. Aniden oğlunuz bacaklarınıza yapışsın ve komşunuzun, "Nasılsın?" diyerek onu selamlamasına karşılık vermesin. Oğlunuzun bu garip davranışına şaşırır ve ona sorarsınız: "Bir problem mi var? Sen Kathy'i seversin!" Yalnız değilsiniz. Başka milyonlarca ebeveyn de sizin gibi sorularla karşılaşan çocuklarının donup kalmasından şaşkına dön­müştür. Bazı çocuklar, dünyaya önüne geçilemez bir merak duy­gusuyla yaklaşırken, bazı çocuklar merak duygularının dizginleri­ni sıkı tutarlar ve atlamadan önce bakmayı seçerler. İki eğilim de normal kabul edilir. Ve iki yansıtma şekli de doğuştan gelir.

Başka bir deyişle utangaçlık, içsel veya dışsal bir problem olarak kabul edilmez. Ancak çocuğun utangaçlığı çok baskın bir hal alır ve onu arkadaşlık kurmaktan veya doğum günü partisine katılmak, kütüphaneye gitmek gibi evin dışındaki sosyal aktivitelere katılmaktan alıkoymaya başlarsa bu durum bir problem halini alır. Sosyal vasıfları öğretmek ve çeşitli sos­yal pozisyonları temsili olarak karşılıklı canlandırmak, çocu­ğun utangaçlığının azalmasına ve kendine olana güveninin artmasına yardımcı olacaktır.

Problemin Oluşumunu Önlemek

Beklentileriniz ve hedefleriniz gerçekçi olsun.

Çocuğunuzdan, başkalarının yanındayken beklediğiniz davranışlar, onun gelişimsel evresinden beklenebilecek davranışlar ile uyuşmuyor olabilir. Mesela, eğer iki yaşındaki çocuğunuz bir doğum günü partisine gitmeye hazır değilse onu gitme­si için zorlamak, yalnızca sosyal etkinlikler ile ilgili daha faz­la korku yaşamasını sağlar. Okul öncesi dönemdeki çocuklar, başkalarıyla daha fazla karşılıklı deneyim yaşadıkça, utangaçlıklarını üstlerinden atarlar. Ancak bir gecede meydana gelecek değişimler beklemeyin.

Çocuğunuzun utangaçlığını kabullenin.

Çocuklar, değişik mizaçlarla dünyaya gelirler: Bazıları cana yakın ve girişkendir, bazıları tedbirli ve utangaç ve bazıları da bu ikisi arasında gidip gelir. Utangaç çocuğunuza, sizin beklen­tilerinize uygun davranmadığı için hareketlerinde bir yanlışlık olduğuna dair mesajlar iletmek yerine utangaçlığını, onun bi­ricik mizacının bir parçası olarak kabul edin.

Çocuğunuzu övün.

Çocuğunuz bir sohbet esnasında yorum yapıp konuşmaya ka­tıldığında onu övün. Mesela, "Yavru köpek hakkında söyledikle­rini sevdim. Onun gerçekten ilginç, beyaz, bir patisi var" gibi. Çocuğunuzun sizi sosyal çevrede insanlarla iletişim kurar­ken görmesi için bol bol fırsat yaratın. Ayrıca çocuğunuzla birlikte farklı senaryolar üzerinde temsili denemeler yaparak belirli durumlarda ne söylemesi gerektiğini ona öğretin. Örneğin, "İnsanlar bana nasıl olduğumu sorduklarında genelde 'İyiyim. Sen nasılsın?' derim" diyebilirsiniz.

Neler Yapılmalı?

Çocuğunuza, suçlama ve utanç duygularının olmadığı bir ortam sağlayın.

Çocuğunuz, suçlanmaksızın ve utandırılmaksızın serbest­çe hata yapabileceğini hissederse, utangaçlığından daha kolay kurtulur. Eğer çocuğunuz sütünü dökerse ona, "Çok büyük bir iş değil, hadi gel beraber temizleyelim" diyebilirsiniz.

Soruları cevaplandırma alıştırmaları yapın.

Çocuğunuz utangaçlaştığında ona sorulan soruları nasıl cevaplandırması gerektiğini düşündüğünü muhtemelen size söy­lüyordur. Araba kullanırken ya da banyo küvetinde oyunlar oynarken bir yandan da pratik yapın. Örneğin, "Sana birisi is­mini sorduğunda 'Stevie de. Bu cevapla karşındaki senin kim olduğunu anlar. Hadi şimdi deneyelim. Sana 'İsmin ne?' diye sorduğumda, sen ne diyeceksin?" Çocuğunuzla gün içinde bir­çok kez bu alıştırmayı tekrarlayın ta ki adını otomatik olarak cevaplayıncaya kadar.

Aile bireyleri ve arkadaşlarla pratik yapın.

Çocuğunuz için sohbetlere katılabileceği fırsatlar sağlayın. Örneğin, "Akşam yemeği için pizza ısmarlamamıza ne dersin?" ya da "Johnny'e bugünkü hayvanat bahçesi gezimizi anlatsana" gibi cümlelerle, onu konuşmalara katılması için teşvik edebilirsiniz.

Gerekiyorsa profesyonel yardım alın.

Eğer çocuğunuzun utangaçlığı mutluluğunu engelliyor, onu uygun aktivitelere katılmaktan alıkoyuyor ve onu kötü bir hale sokuyorsa kaliteli bir profesyonel yardımı aramanız gerekiyor demektir.

Neler Yapılmamalı?

Aşağılamayın veya cezalandırmayın.

Çocuğunuzun utangaçlığı nedeniyle sıkıntıya dahi düşseniz onu cezalandırmanız ve küçük düşürmeniz, ilerisi için sosyal ilişkilere girmek konusunda güvenini kıracaktır. Karşılaştığı­nız insanlardan çocuğunuzun utangaçlığı için, "Seni utangaç çocuk", "Konuşmaz" gibi şeyler söyleyerek özür dilemeye çalış­manız, yalnızca çocuğunuzun başkalarına yaklaşma korkusunu derinleştirecektir.

Yalvarmayın.

Çocuğunuzun cevap vermesini isteyip ondan bunu rica et­menin cazibesine kapılsanız da "Tatlı bayana cevap ver lütfen" gibi ısrarlar yalnızca onu ileride suskunluğunu önemli bir güç olarak kullanması konusunda cesaretlendirecektir.

Yaftalamayın.

Çocuğunuzun utangaç olduğunu söyleyerek aile fertleriniz­den ve arkadaşlarınızdan özür dilemeniz kendi kendini doğrulayan bir kehanet yaratır ve çocuğunuzun ulaşması gereken yer olarak kalır. Ayrıca bu durum gelecekte farklı davranmaya çalışmak konusunda cesaretini de kırar.

Problem örneği: Eduardo'yu Tanımak

Eduardo Bartone, etrafta yabancılar varken kafasını çevi­ren hatta yüzünü annesinin omzuna gömüp saklayan utangaç bir bebekti. Ayrıca babası Miguel de çocukken utangaçmış. Eduardo'nun büyükannesi Leona'nın söylediğine göre, aile dışından hiç kimse Miguel'in konuştuğunu duymamış ta ki o ergenlik çağına girene kadar. Eduardo'nun annesi Maria, oğlunun utangaçlığından sıyrı­labileceğini umuyordu. Fakat annesinin ona taktığı lakabıyla "Nazlı" Eduardo, beş yaşına geldiğinde de girişken olacağına dair henüz hiçbir sinyal vermemişti. Miguel, oğlunu ve onun konuşmak için yabancılarla karşı karşıya kaldığında hissettiği sıkıntıyı anlıyordu. Sonunda Miguel, oğluna yardımcı olmak için bir plan yap­tı. İlk olarak Eduardo'nun evet ve hayırdan başka kelimelerle cevaplandırmasının gerektiği ve ona birçok soru sorduğu bir konuşma tertip etti. "Öğle yemeğinde ne yedin?" veya "Ana­okulunda bugün neler oynadınız?" ve benzeri sorulara Eduar­do bir ya da iki kelimeyi geçen cevaplar verdiğinde Miguel, "Eduardo, benimle bu konu hakkında konuştuğun için çok memnun oldum" veya "Okul bahçesinde uçak sürme oyunu oynamak gerçekten çok ilgi çekici bir hikâye" gibi olumlu şeyler söylüyordu.

Miguel ve Eduardo ayrıca selamlaşma üzerine de pratik yaptılar. Sokakta karşılaşıyorlarmış gibi davranıp Eduardo "Merhaba, nasılsın?" diye soruyor, Miguel de cevaplıyordu: "Ben iyiyim teşekkür ederim. Sen nasılsın?" Ardından ikisi de gülmeye başlıyordu. Sonunda Eduardo, etrafında iyi tanımadığı insanlar varken daha rahat olmaya başladı. Aile üyeleri ve arkadaşlar da onun ne kadar kibar olduğuna dair övgüler yapmaya başladılar. Eduardo'nun annesi ve babası onun için çok mutluydular. Oğullarının, babası Miguel'in "nazlı, çekingen" yolunu izle­yeceklerini sanmışlardı ve Eduardo'nun kabuğundan çıkma­sını görmek onları çok heyecanlandırmıştı. Ve bir daha asla oğullarına bir etiket yapıştırmayacaklarına dair birbirleriyle bir anlaşma yaptılar.

İsterseniz Siz de Bu Makalemize Puan Verebilirsiniz.

Puan: 66/100 (110 Oy verildi)

En Çok Arananlar:
Yazar: Leylekler Getirdi
Google
Üye Giriş Paneli
Kullanıcı adı : Oturumumu sürekli açık tut
Şifre :
     
 
Mail ile paylaş

 

Zihinsel Gelişim
Kategorisindeki Diğer Konular
  • Yorumlar
  • Benzer konular
Sağlık Hamilelik / Gebelik
    Sosyal Ağlar
  • Bizi Google+'da bulun
Leyleklergetirdi.com içeriği bilgi nitelikli olup bir sağlık uzmanı tarafından yapılan teşhis ve tedavi yerine geçmez.
©2010- 2019 Leyleklergetirdi.com Tüm Hakları Saklıdır.

Yeni Mesaj
Alıcı:
Konu:
Mesaj:
 
Sil Onay
dd
  
Sil Onay
dd